Satrançı bana öğreten arkadaşın adıdır Cemil. Lise yıllarında kendisi sınıfın usta satrançılarından biriydi. Güzel oyunlar çıkartırdık kendisiyle. Bazen dersin ortasında kaçamak satranç oynardık bazende bütün öğle tatilini ve etütlerimizi satranç oynayarak geçirirdik. Kendisine çakal diye hitap ederdik. satranç oynarken yapmadığı çakallık kalmazdı. Oyunu bana eksik öğreterek nice yılar sonra bir çakallığı daha çıktı ortaya :) Ulen Cemil ne adamsın yav. Cemile suç atmayalım şimdi eşşeklik bizde bide sen geçir kuralları gözden ne var yani...

Ne oldu Fatih neden bahsediyorsun diyeceksiniz. Şundan bahsediyorum. Önceki yazılarımdan birinde Battle Chees programıyla satranç oynadığımı ama oyunlardan birinde programın hile yaptığını savunuyordum. Öyle savunuyordum ki videosunu YouTuba ekleyerek programı rezil edeceğimi bile öne sürmüştüm. Ama nerden bileyim kendimi rezil edeceğimi. Hamle kurallar içerisinde varmışta biz bilmiyormuşuz. Programa 7.levela kadar 2 maç verdim sadece uyuzluk olsun diye hileye başvurduğunu düşünüyodum. Bilgisayar programıyla niye böyle monolog düşüncelere kapılıyosam artık :)..

Videoyu yayınlamadan önce hamlenin kurallar çerçevesinde olup olmadığını araştırdım ama araştırırken konu ile ilgili video bulma niyetinde olduğum için sonuç alamadım sanırım. Oysa ki kuralı açıklayan bigi Tübitak'tan geldi. Yani burnumuzun dibindeymiş.

Neyse işi bilen bir arkadaş yazmış olduğum yazıya yorum yazarak bizi aydınlatmış oldu. Kendisine çok teşekkürler. Arkadaşın aydınlatmasından sonra videoyu YouTubedan Türkiye'yi rezil etmemek adına kaldırıcam. Adalet bakanlığı hakkımda suç duyurusunda bulunursada kaderime razıyım. Gidip kendim mi teslim olsam yada. Aralık bir den itibaren izinli askerim beni discoya görürüler sonra :). Önceki yazıyı rezilliğimi ört bas etmemek için kaldırmıyorum. Bu bana bir ders olsun. Ama bir şeyler öğrendiğime de sevindim. Geç te olsa.