<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog.fatihokmen.com</title>
	<atom:link href="http://blog.fatihokmen.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.fatihokmen.com</link>
	<description>Fizik Öğretmeni, Özel ders, Fizik özel ders</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 14:36:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Çözüm Sende</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 14:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU DIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm sende]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri kaldır]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=949</guid>
		<description><![CDATA[Her bireyin toplumda eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü benimseyen ve bu doğrultuda insan haklarına yönelik toplumdaki engelleri, kalıcı çözümlerle kaldırmayı amaçlayan Engelleri Kaldır Hareketi, ODTÜ Verimlilik Topluluğu’nun düzenlediği “ÇÖZÜM [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><img class="alignleft size-medium wp-image-950" title="cozumsendeafis" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2011/01/cozumsendeafis-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></p>
<p>Her bireyin toplumda eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü<br />
benimseyen ve bu doğrultuda insan haklarına yönelik toplumdaki engelleri,<br />
kalıcı çözümlerle kaldırmayı amaçlayan Engelleri Kaldır Hareketi,<br />
ODTÜ Verimlilik Topluluğu’nun düzenlediği “<strong><a href="http://cozumsende.com/">ÇÖZÜM SENDE</a></strong>” projesi ile<br />
üniversite öğrencilerini çözüm üretmeye davet ediyor.</p>
<p>Türkiye’de nüfusun <strong>yüzde 12.29′u, yani 8.5 milyon kişi engelli</strong>. Yüksek<br />
öğrenime devam eden engelli oranı ise sadece <strong>yüzde 2.42</strong>.</p>
<p><strong>Engelleri Kaldır Hareketi ve ODTÜ Verimlilik Topluluğu olarak soruyoruz?!</strong><br />
* Üniversite okuyan engelli öğrenci sayısının düşük olmasının<br />
nedenleri neler?<br />
* Engelli öğrencilerin, engelsiz öğrencilerle farksız eğitim<br />
alabilmeleri için ne tür yapılandırılmaya gidilmelidir?</p>
<p>Eğer sen de sorunun değil çözümün bir parçası olmak ve “Çözüm<br />
Sende!” projesine yarışmacı olarak katılmak istiyorsan, grubunu kur,<br />
yarışmaya katıl, etkini de tepkini de göster!</p>
<p>Grubunu kur, yarışmaya katıl; etkini de, tepkinide göster! Budapeşte<br />
tatili, yurtdışı dil eğitimi gibi bir çok ödül seni bekliyor!</p>
<p>Son başvuru tarihi 30 Ocak 2011!<br />
Ayrıntılı bilgi ve başvuru için : <a href="http://cozumsende.com/">cozumsende.com</a><br />
<small>Basın Bülteni olarak yayınlanmıştır.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Matematik Dünyası’ndan</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 23:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[müfredat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=946</guid>
		<description><![CDATA[Giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor, okur yazar sayısı ve ülkenin ortalama eğitim ve bilgi düzeyi artıyor. Demek ki eğitim giderek demokratikleşiyor. Bu da kimsenin karşı çıkamayacağı kadar iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor, okur yazar sayısı ve ülkenin ortalama eğitim ve bilgi düzeyi artıyor. Demek ki eğitim giderek demokratikleşiyor.<br />
Bu da kimsenin karşı çıkamayacağı kadar iyi bir şey. Ama “giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor” cümlesi eksik ve eksik olduğu için de yanıltıcı. Doğrusu şöyle olmalıydı:</p>
<p>Giderek daha fazla çocuk ve genç aynı eğitimi görüyor. Çünkü eğitim sistemimizin yapısı merkezi. Her şey Ankara’da belirleniyor. Sadece müfredat değil, eğitim sisteminin ilke ve yöntemlerinden öğretmenlerin düzeyine, kitapların sayfa sayısından okulların fiziksel koşullarına ve öğrenci ve öğretmenlerin giyim kuşamına kadar eğitimle ilgili her şey tek elden belirleniyor.</p>
<p>Herkesin aynı eğitim sisteminden geçmesinin sakıncası belli: Bireylerin aynı boyutta düşünmelerine, sivriliklerinin, özgünlüklerinin, yaratıcılıklarının törpülenmesine, birbirlerine benzemesine yol açar.  Ama tek tip eğitim sisteminin bana kalırsa bundan çok daha vahim bir sonucu var: Ne kadar çok kişi aynı tip eğitimden geçerse, eğitimin düzeyi o kadar düşer, eğitim o kadar vasatlaşır. Bunun nedeni gayet basit:</p>
<p>Binler için müfredat hazırlamak başka, yüzbinler için başka, milyonlar için başka&#8230;</p>
<p>Eğitilen kişi sayısı binlerden milyonlara fırladığında, eğitime yeni katılanların seviyesi ister istemez diğerlerinden daha düşük olur ve yeni sistem milyonların ortalama zekâsına, karakterine, yapısına, kapasitesine, düzeyine adapte olmak zorunda kalır.</p>
<p>Örneğin, zorunlu eğitim 5 yıldan 8 yıla çıktığında eğitilenlerin ortalama seviyesi düşmüştür, çünkü zorunlu olmadıkça eğitim görmeyeceklerin seviyesi, zorunlu olsa da olmasa da zaten eğitim göreceklerin seviyesinden doğal olarak daha düşüktür. Bu yüzden sınıfın ortalama seviyesi yeni katılanlarla birlikte anında düşer. Müfredat ve genel eğitim anlayışı da, öğrencilerin seviyesine ayak uydurmak için bir iki yıl içinde değişir. Doğrusu da budur&#8230; Doğru ama yanlışın doğrusu&#8230;</p>
<p>Özetle söylemek gerekirse, merkezi eğitim sistemi ancak vasat insan fabrikası olarak nitelendirilebilir. <a href="http://www.matematikdunyasi.org/arsiv/PDF/10_03_1_1_basyazi.pdf">devamı &gt;&gt;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küre ısınıyor! Alican soruyor&#8230;</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/kuresel-isinma-kure-isiniyor/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/kuresel-isinma-kure-isiniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 21:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[global warming]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı kaldırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Hemen hemen hergün haberlerde ve gazetelerde  küresel ısınma, küresel iklim değişikliği gibi haberleri okuyoruz. Küresel ısınma arttıkça kutuplarda denizlerde bulunan buzulların eriyeceğini ve deniz seviyesinin yükseleceği taşacağı söyleniyor. Sonuç olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/kuresel-isinma-kure-isiniyor/" title="Permanent link to Küre ısınıyor! Alican soruyor&#8230;"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2008/09/kuresel_isinma-150x150.jpg" width="150" height="150" alt="Post image for Küre ısınıyor! Alican soruyor&#8230;" /></a>
</p><div id="attachment_163" class="wp-caption aligncenter" style="width: 425px">
	<img class="size-full wp-image-163" title="kuresel_isinma" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2008/09/kuresel_isinma.jpg" alt="Erdil Yaşaroğlu, Komikaze.net" width="425" height="289" />
	<p class="wp-caption-text">Erdil Yaşaroğlu, Komikaze.net</p>
</div>
<p>Hemen hemen hergün haberlerde ve gazetelerde  küresel ısınma, küresel iklim değişikliği gibi haberleri okuyoruz. Küresel ısınma arttıkça kutuplarda denizlerde bulunan buzulların eriyeceğini ve deniz seviyesinin yükseleceği taşacağı söyleniyor. Sonuç olarak dünyamız sular  altında kalcak deniyor. <a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/390710.asp" target="_blank">Küre ısınıyor, denizler yükseliyor</a>, <a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2005/10/21/gun99.html" target="_blank"><span class="detay_baslik">Bilimadamlardan &#8216;buzullar eriyor&#8217; uyarısı</span></a> ve <a href="http://www.porttakal.com/haber-dunyada-deniz-seviyesi-yukseliyor-12468.html" target="_blank">Dünyada Deniz Seviyesi Yükseliyor</a> haberlerini yazımızı destekler nitelikte verelim..</p>
<p>Sıvı kaldırma kuvveti anlatırken öğrencilere öğrettiğimiz bir bilgiyle çelişiyor gibi.. Bir kaptaki su içeirisinde bulunan buz eridiğinde kaptaki su seviyesinin değişmediğini söylüyoruz. Her sınıfta bulunan ilgili ve zeki öğrenciler hemen sorar.</p>
<p style="padding-left: 30px;">- Hocam bi sorum var.</p>
<p style="padding-left: 30px;">- Sor alican.</p>
<p style="padding-left: 30px;">- Hocam siz buz eridiğinde su seviyesi değişmez diyosunuz ama haberlerde küresel ısınma artınca deniz seviyesinin artacağı ve dünyamızı su basacağı söyleniyor. Bu nasıl oluyor? Hangisine inancaz..</p>
<p style="padding-left: 30px;">- Otur alican. Bu senin ödevin olsun. araştır bakalım nedenmiş? <img src='http://blog.fatihokmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdi Alicana nasıl bi cevap vermek gerekir. Şüphesiz ki Alican bu soruyu sormakta haklı. <strong>Alican&#8217;ın eksik düşündüğü nokta neresi?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/kuresel-isinma-kure-isiniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir öğrencimin bana öğrettikleri</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/bir-ogrencimin-bana-ogrettikleri/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/bir-ogrencimin-bana-ogrettikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 01:26:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğan cüceloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=940</guid>
		<description><![CDATA[Kaliforniya´da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi´nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/bir-ogrencimin-bana-ogrettikleri/" title="Permanent link to Bir öğrencimin bana öğrettikleri"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/11/Dogan_cuceloglu-150x150.gif" width="150" height="150" alt="Post image for Bir öğrencimin bana öğrettikleri" /></a>
</p><p><img class="alignleft size-full wp-image-941" title="Dogan_cuceloglu" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/11/Dogan_cuceloglu.gif" alt="" width="243" height="167" /></p>
<p>Kaliforniya´da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi´nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri ihtiyari ona gidiyordu. İkinci olarak çok iyi bir öğrenciydi; bütün sınav ve ödevlerde en yüksek notu o alıyordu<a href="http://blog.fatihokmen.com">.</a> Ayrıca, çok hanımefendi, çok nezih bir kişiliği vardı. Bölümün bir pikniğinde kız öğrencimin nişanlısıyla tanıştım ve itiraf edeyim, ilk aklımdan geçen, <strong>&#8220;Armudun iyisini&#8221;</strong> düşüncesi oldu. Yukarıda özelliklerini saydığım o güzel kızın bana tanıştırdığı erkek, yirmi yedi-yirmi sekiz yaşlarında, saçı biraz dökülmüş, şişman denecek kadar toplu, çirkin, kısa boylu biriydi. Bu kişiye parası için yüz vermiş olabileceğini düşündüm. Daha sonra öğrendim ki, bu genç adamın parasal gücü yok; başka bir üniversitenin psikolojik danışmanlık bölümünde doktora öğrencisi olarak okula devam ediyor ve ileride akademisyen olarak kariyer yapıp profesör olmak istiyor.</p>
<p>Acaba benim güzel öğrencim bu adamda ne bulmuştu? Bir hafta sonra ders çıkışı koridorda öğrencimin yanına yaklaştım ve Sally adıyla anacağım öğrencimle aramızda şöyle bir konuşma geçti: <strong>&#8220;Sally, nişanlınla nasıl tanıştığınızı merak ediyorum? &#8221; </strong>Bir kilise faaliyetinde aynı komitede çalıştık; o zaman tanıdım kendisini <strong>&#8220;Nesi seni etkiledi; hangi özelliklerini sevdin?</strong> Sally, bir Amerikalı olarak bu soruyu hiç beklemiyordu. <strong>Amerikan kültüründe, bu tür sorular kişinin mahremiyetine tecavüz olarak kabul edildiğinden pek sorulmaz.</strong> Amerikan kültürüne göre ben o anda Sally´nin mahremiyetine ´burnumu sokuyordum.´ Şaşkınlığı geçince çok içten, gözlerinin içi gülerek, &#8220;O şahane bir insan; o benim kahramanım! Ben ondan çok şeyler öğrendim&#8221; dedi. O anda ilk hissettiğim şey kıskançlık duygusu oldu. Güzel bir kadının erkeğine, &#8220;Sen benim kahramanımsın&#8221; duygusu içinde bakmasının erkeğe verilmiş en büyük hediye olduğunu hissettim ve anladım. Bu hediyeyi, hayatım boyunca hiç almadığımı biliyordum ve o kişiyi kıskandım. &#8220;Nasıl yani?&#8221; dedim.&#8221;Frank bir yetimhanede büyümüş. Yetim olmanın ne demek olduğunu bildiği için, üniversite öğrencisi olunca, yetimhaneden iki çocuğa ağabeylik yapma kararı almış. Haftada on saatini onlara ayırıyor; onlarla buluşup oynuyor, kitap okuyor, onları müzeye götürüyor. Onların iyi gelişmesi için elinden geleni yapıyor. Biri ameliyat oldu, hastanede yatıyor ve Frank şimdi akşamları hastanede kalıyor, geceleri ona bakıyor<a href="http://blog.fatihokmen.com">.</a>&#8221;</p>
<p>Yüzüme tokat yemiş gibi oldum. Utandım. Kendime kızdım. Ben güya en yüksek eğitim düzeyine gelmiş biriydim ve karşımdakini hala dış görünüşe göre yargılıyor ve onu &#8220;ayı&#8221; olarak görüyordum. İçimdeki pislikten utandım. Bir süre sonra Sally´nin içinde yetiştiği aile ortamını merak etmeye başladım. Şöyle bir mantık yürüttüm: o adama baktığım zaman ben neden, ´Armudun iyisini ayılar yer´ diye düşündüm? Çünkü ben, içinde yetiştiğim ortamda sık sık bu benzetmeyi duyarak büyümüştüm. İçinde yetiştiğim ortam beni nasıl etkilemişse, Sally´nin içinde yetiştiği ortam da onu öyle etkilemiş olmalıydı. Birkaç hafta sonra Sally´e, ailesinin nerede oturduğunu sordum. Los Angeles´in üç yüz elli km kuzeyindeki bir kasabada oturuyorlarmış. Onun ailesiyle tanışmak istediğimi, bunu mümkün olup olamayacağını sordum. &#8220;Kendilerine bir sorayım, eminim sizinle tanışmak isteyeceklerdir,&#8221; dedi ve iki gün sonra, &#8220;Ailemle konuştum; sizi</p>
<p>nle tanışmaktan mutlu olacaklarını söylediler,&#8221; dedi. Dört-beş hafta sonra San Francisco´ya gidecektim, Sally´nin ailesinin yaşadığı kasaba yolumun üstündeydi, onlara uğrayabilir, onlarla tanıştıktan sonra yoluma devam edebilirdim.</p>
<p>Bu planımı Sally´e söylediğimde Sally, &#8220;O gün ben de aileme gidecektim; isterseniz beraber gidebiliriz,&#8221; dedi. Ailesine haber verdi. Onlar da sabah kahvaltısına gelmemizi söylemişler. Long Beach´ten sabahın altısında yola çıktık ve dokuz buçuk civarında Sally´nin ağabeyi Brian´ın evine vardık. Sally´nin babası George orada buluşmamızı uygun görmüş. Çok güleryüzlü bir aileydi. Brian´ın, en ufağı dört yaş civarında dört çocuğu vardı.</p>
<p>Ziyaret ettiğim bu güleryüzlü sıcak ailede, iki olay gerçekten dikkatimi çekti. Bunlardan ilki, <strong>Sally´nin babası George´un torunlarıyla konuşurken onların göz hizalarına inmesiydi.</strong> Bunu o kadar doğal yapıyordu ki, artık farkına varılmadan yapılan bir davranış olduğu belliydi. Sally´ye, babasının torunlarıyla hep böyle mi konuştuğunu sordum. &#8220;Evet&#8221; yanıtını alınca, kendisi çocukken de babasının, onunla göz hizasına inerek mi konuştuğunu sordum. &#8220;Evet, biz böyle biliyoruz. Ağabeyim Brian da çocuklarıyla böyle konuşur; ben de kendi çocuklarımla böyle konuşacağım. Biz böyle biliyoruz&#8221;, dedi. Tüylerim diken diken oldu. Ben üniversite öğretim üyesiydim ve insan psikolojisi benim uzmanlık alanımdı ama üç çocuğumdan hiçbiriyle göz hizasına inerek konuştuğumu hatırlamıyordum. Kendime kızdım; sonra kendime kızmaktan da vazgeçtim, beni yetiştirenlere kızdım. Sonra onlara kızmaktan da vazgeçtim ve bütün nesilleri yetiştiren kültür ortamlarına kızdım.  Daha sonra kimseye kızmayacağımı anlayarak, oradaki öğrenme fırsatından yararlanmaya karar verdim. Torunlarının önünde diz çökerek konuşan dede George´a <strong>&#8220;Beyefendi, çocukların göz hizasına inerek konuşuyorsunuz!&#8221; dedim. Bana biraz şaşkınlıkla gülümseyerek, &#8220;Tabii, onlar küçük insanlar!&#8221; yanıtını verdi. </strong>Öyle bir bakışı vardı ki, bu bakış sanki ´Bu kadar doğal bir şey ki, herhalde bunu herkes yapıyordur; sen yapmıyor musun?´ diyordu. O bakışa karşı bütün yaptığım, mahcup bir gülümseme oldu.</p>
<p>Bu güleryüzlü sıc</p>
<p>ak ailede dikkatimi çeken ikinci olay, Sally´nin ağabeyi Brian´ın davranışı oldu. Brian, Pasifik ülkeleriyle ticaret yapan, oldukça varlıklı biriydi. Evlerinin büyüklüğünden, yüzme havuzundan, çiftliklerinden, arabalarının türünden ailenin zenginliği belli oluyordu. Kahvaltıdan sonra saat on bir dolaylarında telefon çaldı ve Brian bir süre telefonla konuştu. Ofisten arıyorlarmış, Koreli bir işadamı Los Anegeles´ta imiş, kendisiyle görüşmek için helikopterle saat 14´te gelmek istiyormuş. Başka bir randevusu olduğunu söyleyerek bu teklifi reddetmiş olan Brian, bize durumu şöyle açıkladı: ´Dört çocuğum var ve her hafta biriyle dört saat başbaşa geçiririm. Bugün dört yaşındaki kızım Mary´le randevum var. Çocuklar çok çabuk büyüyorlar, eğer dikkat etmezsen, bir bakıyorsun, büyümüşler ve onlarla beraber zaman geçirme olanağı kaybolmuş<a href="http://blog.fatihokmen.com" target="_self">.</a></p>
<p>Brian´ın yaşam vizyonunu sormadım, ama davranışından nelere öncelik verdiği belli oluyordu. Brian için çocukları şüphesiz en az işi kadar önemliydi. Brian´ın yaşamında bununla ilgili bir pişmanlık duygusu, bir ´keşke´ olmayacak. <strong>Sally´e sordum: &#8220;Baban seninle randevulaşır mıydı?&#8221; &#8220;Evet&#8221;, dedi, &#8220;yalnız benimle değil, her çocuğuyla sırasıyla başbaşa zaman geçirirdi.</strong> Ve ilave etti, &#8220;Biz böyle gördük, böyle biliyoruz. Benim çocuğumun da babası böyle yapacak!&#8221;. Gülümseyerek, &#8220;Nereden biliyorsun?&#8221; diye sordum. &#8220;Biz Frank´le konuştuk&#8221; diye cevap verdi. Yine içim cız etti. Daha doğmadan çocuğun gelişme ortamıyla ilgili bir bilinç oluşmuştu. Kendi çocuklarıma içim yandı. Evlenmeden önceki bilincimi, kafamın karmaşıklığını, evlendiğim kıza ettiğim eziyetleri ve ondan da acısı, kendi yavrularıma çektirdiğim acıları düşündüm. Biraz daha düşününce kendimin de acı çektiğini anladım ve bu sefer kendi çocukluğuma içim yandı. Daha sonra babamın, anamın çocukluğuna içim yandı. Ve son durak olarak ülkemin tüm çocuklarına içim yandı. Yine kimseye kızamayacağımı anlayınca, ´bundan sonra ne yapabilirimle ilgili düşünmeye karar verdim.</p>
<p>İşte değerli okurum; yazdığım kitaplar, verdiğim seminerler, hazırladığım televizyon programları, <strong>´Ne yapabilirim?´</strong> sorusuna verdiğim yanıtların öğeleridir. Sally´nin içinde yetiştiği ortamı görmüş ve anlamış biri olarak onun davranışlarına şimdi daha iyi anlam verebiliyorum. Sally, içinde yetiştiği ailede, varoluşun <strong>beş boyutunu</strong> da doya doya yaşayabilmişti. Çocuğun hizasına inerek onunla göz göze konuştuğunuz zaman çocuk, <strong>´Sen varsın, sen doğalsın, sen değerlisin, sen güçlüsün ve sen sevilmeye layıksın´</strong>, mesajı alır ve çocuğun CAN´ı beslenir. Çocuğuyla randevusuna sadık kalan baba, <strong>´Seninle zaman geçirmek istiyorum, seni özledim´</strong>, mesajını güçlü olarak verir. Çocuk bu mesajı zihinsel olarak değil, sezgisel olarak alır ve aldığı bu sezgisel mesajlar sayesinde çocuğun hamuru, <strong>´Ben sevilmeye layık biriyim!</strong>´ diye yoğrulur. Bir ana babanın çocuklarına verebileceği en büyük miras, varoluşun beş boyutunda beslenmiş ve buna inanmış güçlü bir CAN´dır.</p>
<p style="text-align: right;"><em><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fan_C%C3%BCcelo%C4%9Flu" target="_blank">Doğan Cüceloğlu </a></em></p>
<p style="text-align: right;"><em>Kaynak:Gelişimsel Çocuk Nörolojisi ﻿</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/bir-ogrencimin-bana-ogrettikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Walter LEWİN: Fizik Nasıl Anlatılır?</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 21:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[basit harmonik hareket]]></category>
		<category><![CDATA[basit sarkaç]]></category>
		<category><![CDATA[fizik anlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[fizik nasıl anlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[fizik öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[fizikci]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite fizik]]></category>
		<category><![CDATA[valter lewin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Fizik nasıl anlatılır? sorusunun cevabını bulmak için MIT Profesörlerinden Walter LEWİN&#8216;in derslerini izlemek yeterlidir. Şimdi izleyeseğiniz video W.LEWİN&#8216;in derslerinden alıntılar içeren bir tanıtım videosudur. Fizik konularını anlamak için yaşamak, tecrübe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/" title="Permanent link to Walter LEWİN: Fizik Nasıl Anlatılır?"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/12/walter-Lewin-150x150.jpg" width="150" height="150" alt="Post image for Walter LEWİN: Fizik Nasıl Anlatılır?" /></a>
</p><blockquote><p>Fizik nasıl anlatılır? sorusunun cevabını bulmak için MIT Profesörlerinden <strong>Walter LEWİN</strong>&#8216;in derslerini izlemek yeterlidir.</p></blockquote>
<p>Şimdi izleyeseğiniz video <strong>W.LEWİN</strong>&#8216;in derslerinden alıntılar içeren bir tanıtım videosudur.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/7Zc9Nuoe2Ow&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="405" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/7Zc9Nuoe2Ow&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Fizik</strong> konularını anlamak için yaşamak, tecrübe etmek gerekir.  Öğrenilen bilginin kalıcı olması için yaşantı önemli bir rol oynar. Günümüz eğitim sistemi içerisinde rehber bir öğretmen eşliğinde <strong>fiziği öğrenciye yaşatmak</strong> imkansız denecek kadar zordur.  Gerekli koşullar sağlanmadığı sürece bu böyle devam edecek. Bu durumda öğretmen ön plana çıkmakta ve öğretmen merkezli bir eğitim gerçekleştirilmektedir.</p>
<p><strong>Öğretmen merkezli</strong> öğretimde öğretmen başrol oyuncusu olmaktadır. Öğretmenin konuyu kavratabilmesi için başvuracağı en iyi yöntem öğrencinin konu ile ilgili <strong>geçmiş yaşam deneyimleri</strong>ni sorularla yoklamak, ortaya çıkarmak, hatırlamasını sağlayarak konu ile ilişkilendirmesini sağlamak olacaktır.  Konu bir nebzede olsa soyuttan somuta çevrilebilecektir. Bu durumun kontrolü şüphesiz yine öğretmenin elindedir. Öğrencinin geçmiş yaşam deneyimlerine güvenmek her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Bazen öğrenci konu ile yaşantısı arasında yanlış ilişki kurabilir, konu yanlış anlaşılabilir. Öğrenilen bu yanlış bilgiyi sonrasında ancak öğrenciye deneyler yaptırarak düzelte biliriz.  Evet başa döndük! Güzel. <img src='http://blog.fatihokmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yanlış bilgiyi düzeltmek konusunda kimi zaman sıkıntılar yaşamışımdır. Birebir çalıştığım öğrencilerimden konu içerisinde yanlış öğrendiği bir bilgiyi düzeltmeye çalışırken öğrencinin bu değişikliğe direndiğini gözlemliyorum. Öğrenci kendince haklı. Çünkü edindiği bilgiyi yine bir başka öğretmenden aldı.  Deneysel olarak öğrense bilgi doğru öğrenilecek, isteseniz de o bilgiyi bir daha değiştiremeyeceksiniz. Doğru bilgiyi değiştirmek yerine atomu parçalamak daha kolay olacaktır.</p>
<p>Yanlış , eksik öğrenmelere fırsat vermemek için deneysel olarak gerçekleştirilen öğrenme ön plana çıkıyor. En verimli olanıda ders esnasında deneylerin hemen ve kısa sürede gerçekleştirilmesi olur ki bu dersi daha da eğlenceli bir hale getirir. Bu işi en iyi yapan kişi ise <strong>MIT Profesörü Walter LEWİN</strong>&#8216;dir.</p>
<p>Fizik Profesörü <strong>Walter LEWİN</strong>, <strong>MIT</strong>&#8216;de anlattığı dersleri internetüzerinden izleyebilirsiniz. Bu dersler üniversite <strong>temel fizik</strong> dersi alan öğrencileri ve ingilizcesi yeterli seviyede olan <strong>lise öğrenci</strong>leri için yararalı olabilecek bir başucu kaynağıdır.</p>
<p>Üstadın en beğendiğim dersiden bir parça aşağıdaki videodadır. Fizik mi anlatıyor gösterimi yapıyor belli değil. Öğrenciyi ne kadar güldürdüğüne dikkat edin. Fizik sıkıcı mı? bir daha düşünün!!&#8217;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/P4XZ-hMHNuc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="405" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/P4XZ-hMHNuc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Prof. Walter LEWİN&#8217;in tüm derslerine kendis sayfasından</p>
<p><a href="http://ocw.mit.edu/OcwWeb/Physics/8-03Fall-2004/VideoLectures/index.htm">http://ocw.mit.edu/OcwWeb/Physics/8-03Fall-2004/VideoLectures/index.htm</a></p>
<p>veya videolectures.com adresinden ulaşabilirsiniz. Google&#8217;a Walter LEWİN yazmanızda sizi binlerce sonuca götürecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aurora Borealis Video Görüntüleri</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/aurora-borealis-video-goruntuleri/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/aurora-borealis-video-goruntuleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Nov 2010 10:32:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[aurora]]></category>
		<category><![CDATA[aurora borealis]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[kutup ışıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=937</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki Aurora Borealis: Kutup Işıkları yazımda auroraların nasıl oluştuğundan bahsetmiştik. Bu sefer Aurora Borealis görüntülerini izleyeceğiz. İyi seyirler. İlk videomuzda NASA Astronotu Don PETTİT tarafından çekilmiş aurora oluşumunun uzaydan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/aurora-borealis-video-goruntuleri/" title="Permanent link to Aurora Borealis Video Görüntüleri"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/4337889387_7592d1e2b2_o-150x150.jpg" width="150" height="150" alt="Post image for Aurora Borealis Video Görüntüleri" /></a>
</p><p>Bir önceki <a href="http://blog.fatihokmen.com/aurora-borealis-kutup-isiklari/" target="_self">Aurora Borealis: Kutup Işıkları</a> yazımda auroraların nasıl oluştuğundan bahsetmiştik. Bu sefer Aurora Borealis görüntülerini izleyeceğiz. İyi seyirler.</p>
<p>İlk videomuzda NASA Astronotu Don PETTİT tarafından çekilmiş aurora oluşumunun uzaydan görüntüsünü seyredeceğiz.</p>
<p><object width="580" height="460"><param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/JeAmKKrIVlc?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/JeAmKKrIVlc?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="580" height="460"></embed></object></p>
<p>Bu video ise kesintisiz yaklaşık 24 saatte gerçekleştirilen bir görüntü. Videoda dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünede şahit oluyoruz&#8230;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="580" height="351" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/XNb-eCy5ZcI?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="580" height="351" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/XNb-eCy5ZcI?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Son videomu <a href="http://www.nasa.gov/centers/goddard/news/topstory/2008/aurora_live.html" target="_blank">NASA</a> tarafından hazırlamış muhteşem görüntülerden  oluşuyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="580" height="351" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/PaSFAbATPvk?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="580" height="351" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/PaSFAbATPvk?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/aurora-borealis-video-goruntuleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Damlası: Adezyon, Kohezyon, Yüzey Gerilimi</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/su-damlasi-adezyon-kohezyon-yuzey-gerilimi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/su-damlasi-adezyon-kohezyon-yuzey-gerilimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Nov 2010 19:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[adezyon]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[kohezyon]]></category>
		<category><![CDATA[madde ve özellikleiri]]></category>
		<category><![CDATA[yüzel gerilimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=934</guid>
		<description><![CDATA[10.sınıf müfredatının ilk ünitesi Madde ve Özellikleri konusu içerisinde yer ayan Adezyon, kohezyon ve Yüzey Gerilimi konularını anlamıza yardımcı olacak bir videodan bahsedeceğim sizlere. Fizik dersi görsel materyaller ve deneylerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/su-damlasi-adezyon-kohezyon-yuzey-gerilimi/" title="Permanent link to Su Damlası: Adezyon, Kohezyon, Yüzey Gerilimi"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/11/water_drop-150x150.jpg" width="150" height="150" alt="Post image for Su Damlası: Adezyon, Kohezyon, Yüzey Gerilimi" /></a>
</p><p><strong>10.sınıf </strong>müfredatının ilk ünitesi <strong>Madde ve Özellikleri</strong> konusu içerisinde yer ayan <strong>Adezyon</strong>, <strong>kohezyon</strong> ve <strong>Yüzey Gerilimi</strong> konularını anlamıza yardımcı olacak bir videodan bahsedeceğim sizlere. Fizik dersi görsel materyaller ve deneylerle zenginleştirilerek anlatılması gereken bir derstir. <strong>Mikro boyut</strong>larda gerçeleşen olayları görsel materyal kullanmadan öğrenci zihninde canlandırmak ve öğrenciyi inandırmak oldukça zordur.</p>
<p><strong>Adezyon</strong> ve <strong>Kohezyon</strong> kuvvetlerine günlük hayattan  örnekler verdiğimizde bu örnekler öğrenci tarafından gözlemlenebilir örneklerse konunun anlaşılması kolay ama <strong>adezyon</strong> ve <strong>kohezyon</strong> kuvvetlerinden bahsettiğimizde verilen örnekler soyut kalmaktadır. İzleyeceğimiz bu videoda suyun sahip olduğu kohezyon kuvvetinin su yüzeyinde oluşturduğu gerilimi ve su molekülünü küre şeklinde nasıl bir arada tuttuğunu göstermektedir. Günlük hayatta çıplak gözle gözlemleyemeyeceğimiz bu olayı videoya çekerek <strong>2000 kez </strong>görüntüyü yavaşlattığımızda gerçekleşen muhteşem olaya şahitlik etmiş oluyoruz.  İyi seyirler.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="550" height="437" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/OTAtT-I2OhU?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="550" height="437" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/OTAtT-I2OhU?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Videoda belirli bir yükseklikten bırakılan su molekülünün sahip olduğu ilk enerji suyun sahip olduğu yüzey gerilimini delebilecek sevide olduğundan su molekülü suya çarptığı anda dağılıyor yani su damlasındaki moleküllerin sahip olduğu kohezyon kuvveti bu enerji karşısında su moleküllerini bir arada tutmaya yetmiyor. Sonrasında oluşan su damlacıklarının sahip olduğu enerji ise ilkine nazaran  düşük potansiyel  ve kütleden dolayı daha düşük enerjili oluyor.</p>
<p>Oluşan ikinci ve üçüncü su damlası suyun yüzey gerilimini yenemiyor ve su yüzeyinde sanki bir misket gibi kısa süreliğine dengede kalmayı başarıyor. Bu denge durumu yer çekiminin etkisi ve çevresel koşullardan dolayı &#8220;hava akımıtitreşim&#8221;  gibi etkilerden dolayı daha sonra bozuluyor. Tüm bu olaylar çok kısa bir sürede  gerçekleştiği için çıplak gözle olayı gözlemleyemiyoruz.  V</p>
<p>ideoda su örümceklerinidi görüyorsunuz. Ayak uçlarına dikkat ettiğinizde suya temas kısımlarında suyun bir miktar içeiri göçük olduğunu görürsünüz. Bu durum suyun yüzey geriliminin örümceğin ağırlığına direndiğinin bir göstergesidir.  Tüm sıvılar moleküler arası zayıf çekim kuıvveti olan<strong> &#8220;Kohezyon&#8221;</strong> kuvvetine sahiptir. Bu nedenle sıvı yüzeyleri dışarıdan gelecek etkilere karşı bir direnç gösterir. Bunada <strong>Yüzey Gerilimi</strong> denir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/su-damlasi-adezyon-kohezyon-yuzey-gerilimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hareket sorusu</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/hareket-sorusu/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/hareket-sorusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 16:25:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[HAFTANIN SORUSU]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[fizik dersi]]></category>
		<category><![CDATA[fizik sorusu]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[olimpiyat sorusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=930</guid>
		<description><![CDATA[Tavşan ve  kağlumbağa 360 metrelik parkurda yarışmaktadırlar. Tavşan parkurun yarısını 8m/s, diğer yarısını is 4m/s hızla koşmuştur. Kaplumbağa ise koşu zamanının yarısını 8m/s ve kalan zamanını da 4 m/s hızla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/hareket-sorusu/" title="Permanent link to Hareket sorusu"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/11/tavsan-kaplumbaga.png" width="282" height="178" alt="Post image for Hareket sorusu" /></a>
</p><p><img class="aligncenter size-full wp-image-931" title="tavsan-kaplumbaga-buyuk" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/11/tavsan-kaplumbaga-butuk.png" alt="" width="500" height="178" /></p>
<p>Tavşan ve  kağlumbağa <strong>360</strong> metrelik parkurda yarışmaktadırlar. Tavşan parkurun yarısını <strong>8m/s</strong>, diğer yarısını is <strong>4m/s</strong> hızla koşmuştur. Kaplumbağa ise koşu zamanının yarısını <strong>8m/s</strong> ve kalan zamanını da <strong>4 m/s</strong> hızla koştuğuna göre tavşan ve kaplumbağanın bitiş noktasına varış zamanları arasındaki fark kaç saniyedir?</p>
<p><strong>A) 3,5      B) 4,5      C) 5     D) 5,5      E)7,5</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/hareket-sorusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağırlık Merkezi</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/agirlik-merkezi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/agirlik-merkezi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2010 02:58:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[HAFTANIN SORUSU]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlık merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[kütle merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=914</guid>
		<description><![CDATA[Türdeş X ve Y levhalarının yapıştırılması ile oluşturulmuş cisim bir iple asıldığında şekildeki gibi dengede kalmaktadır. X in kütlesi mx, Y nin kütlesi my olduğuna göre, mx/my oranı kaçtır. Noktalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/agirlik-merkezi/" title="Permanent link to Ağırlık Merkezi"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/ağırlık-merkezi-300x267.png" width="300" height="267" alt="Post image for Ağırlık Merkezi" /></a>
</p><p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/ağırlık-merkezi.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-915" title="ağırlık merkezi" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/ağırlık-merkezi.png" alt="" width="416" height="371" /></a>Türdeş X ve Y levhalarının yapıştırılması ile oluşturulmuş cisim bir iple asıldığında şekildeki gibi dengede kalmaktadır.</p>
<p><strong>X in kütlesi m<sub>x</sub>, Y nin kütlesi m<sub>y</sub> olduğuna göre, m<sub>x</sub>/m<sub>y</sub> oranı kaçtır. </strong><em>Noktalar eşit aralıklıdır.</em></p>
<p><strong>A)2          B)2.5         C)3          D)4           E)5</strong></p>
<h2><strong>Çözüm.</strong></h2>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/ağırlık-merkezi-çözüm.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-927" title="ağırlık merkezi çözüm" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/ağırlık-merkezi-çözüm.png" alt="" width="416" height="406" /></a></strong></p>
<p><strong>|AB|</strong> ve <strong>|AC| </strong>doğruları X ve Y üçgenlerinin kenarortaylarıdır. X ve Y üçgenlerinin <span style="text-decoration: underline;">kütle merkezleri bu doğru parçaları üzerindedir</span>. D noktası X üçgeninin,  E noktası Y üçgenin kütle merkezidir.</p>
<p><strong> |DE| // |BC|</strong> olmak kaydı ile D ve E noktaları kenar ortaylar üzerinde istenilen noktada seçilebileceğinden noktaların kütle merkezi olduğu ispatlamak önemsiz.</p>
<p>Benzerlikten |<strong>BF|/|FC|=|DG|/|GE|=1/5</strong> ise |<strong>GE|=5|DG|</strong> olur.</p>
<p>Bu durumda G noktasına göre moment kuralını uygularsak <strong>m<sub>x</sub>.|DG|=m<sub>y</sub>.|GE|</strong> olur.</p>
<p>Buradan<strong> m<sub>x</sub>/m<sub>y=5 </sub></strong></p>
<p><strong><sub>Cevap: E </sub></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/agirlik-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atom Modellerinin Tarihsel Gelişimi</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/atom-modellerinin-tarihsel-gelisimi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/atom-modellerinin-tarihsel-gelisimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2010 19:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[atom modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[bohr]]></category>
		<category><![CDATA[Chadwick]]></category>
		<category><![CDATA[Dalton]]></category>
		<category><![CDATA[Democritus]]></category>
		<category><![CDATA[Heisenberg]]></category>
		<category><![CDATA[kuark]]></category>
		<category><![CDATA[modern atom modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer fizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Pauli]]></category>
		<category><![CDATA[Rutherford]]></category>
		<category><![CDATA[Thomson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=874</guid>
		<description><![CDATA[M.Ö 400 : Democritus mddeyi oluşturan temel parçacıklara atom adını verdi. 1803 : Dalton ilk atom modelini sundu. Buna göre her element kendine has atomlardan oluşmaktadır. 1897 : Thomson üzümlü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/atom-modellerinin-tarihsel-gelisimi/" title="Permanent link to Atom Modellerinin Tarihsel Gelişimi"><img class="post_image alignleft" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/modern-atom-modeli2.png" width="250" height="246" alt="Post image for Atom Modellerinin Tarihsel Gelişimi" /></a>
</p><p><strong><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/atom-modelleri.png"><img class="alignleft size-full wp-image-886" title="atom modelleri" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/10/atom-modelleri.png" alt="" width="127" height="725" /></a>M.Ö 400 :</strong> Democritus mddeyi oluşturan temel parçacıklara atom adını verdi.</p>
<p><strong>1803 :</strong> Dalton ilk atom modelini sundu. Buna göre her element kendine has atomlardan oluşmaktadır.</p>
<p><strong>1897 : </strong>Thomson üzümlü kek modeli olarak adlandırılan atom modelini geliştirdi. atomda negatif yüklü elektronların bulunduğunu ve bunların pozitif yüklü küre içerisinde üzümümlü kekteki üzümlerin rasgele yer alması gibi elektronronlarında rasgele dağıldığını belitti.</p>
<p><strong>1911 :</strong> Rutherford çekirdekli atom modelini geliştirdi. Atomun çekirdeği olduğunu, protonların bu çekirdeğin içinde, elektronların ise çevresinde olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>1913 : </strong>Bohr elektronların çekirdek çevresinde dairesel yürüngelerde belli enerji düzeylerinde döndüğünü öne sürdü.</p>
<p><strong>1925 : </strong>Heisenberg atom içinde elektronların yer ve hareketlerinin belirlenmesinin imkansız olduğunu, sadece bulunma ihtimallerinin yüksek olduğu orbitallerden bahsetti.</p>
<p><strong>1925 : </strong>Pauli kuantum sayıları ile anlatılan katman ve alt katmanda ne kadar elektron buluna bileceğini belirledi. Böylece bütün elementlerin elektron sayıları net bir şekilde belirlendi.</p>
<p><strong>1932 :</strong> Chadwick çekirdekte nötronların bulunduğunu belirledi.</p>
<p><strong>1938 :</strong> Nükleer fizyon keşfedildi.</p>
<p><strong>1971 : </strong>Atomda proton ve nötrondan daha küçük olan kuarklar keşfedildi.</p>
<p><strong>1988 : </strong>Elektron tünelleme mikroskobunun  S.T.M keşfi ile maddelerin yüzeylerindeki atomların görüntüsü elde edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/atom-modellerinin-tarihsel-gelisimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

