<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog.fatihokmen.com</title>
	<atom:link href="http://blog.fatihokmen.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.fatihokmen.com</link>
	<description>Fizik Öğretmeni, Özel ders, Fizik özel ders</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 22:52:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Evde Eğitim ve Öğretim</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/evde-egitim-ve-ogretim/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/evde-egitim-ve-ogretim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 22:50:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[evde eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[özel ders]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=992</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Evde eğitim&#8221; başlığına bakıp, bütün dünyada tek tip bir sisteminin olduğu zannedilmesin. Şu anda onlarca ülkede uygulanan bu model, uygulandığı her ülkede (hatta eyalet sistemi söz konusu ise her eyalette) kendine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/evde-egitim-ve-ogretim/" title="Permanent link to Evde Eğitim ve Öğretim"><img class="post_image alignleft remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/evde-eğitim-e1337467711799.jpg" width="580" height="249" alt="Post image for Evde Eğitim ve Öğretim" /></a>
</p><p><strong><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/evde-eğitim.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-993" title="evde eğitim" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/evde-eğitim-e1337467711799.jpg" alt="" width="580" height="249" /></a>&#8220;Evde eğitim&#8221;</strong> başlığına bakıp, bütün dünyada tek tip bir sisteminin olduğu zannedilmesin. Şu anda onlarca ülkede uygulanan bu model, uygulandığı her ülkede (hatta eyalet sistemi söz konusu ise her eyalette) kendine özgü farklılıklar taşıyor. Örneğin bazı ülkelerde devlet velinin çocuğuna belli bir müfredat uygulamasını zorunlu kılıyor. Bazı ülkelerde ise veliler müfredat konusunda tamamen serbest bırakılıyor.</p>
<p>Bazı yerlerde (mesela Fransa&#8217;da) bakanlık evde eğitilen çocukları yılda bir kere denetliyor. Çocukların gelişim grafiğine, özellikle de bir yıl önceki durumuna göre gösterdiği gelişmenin yeterli olup olmadığına bakılıyor. Eğer çocuğun yeterli gelişimi gösteremediği görülürse tedbirler alınması gündeme geliyor. Rusya&#8217;da (ki 1994&#8242;ten beri evde eğitilen çocukların sayısı üçe katlanmış durumda ve şu anda yaklaşık bir milyon evde eğitilen çocuk var) devletin evde eğitimle ilgilenen özel bir kurumu var. Aileler bu kurumdan her türlü eğitim materyali ve öğretmen desteği talep edebiliyorlar. Ayrıca devlet bu ailelere, kendi okullarındaki öğrencilere yaptığı ortalama yıllık harcama kadar miktarda para ödemesi yapıyor.</p>
<p>Evde eğitimi okulla birleştiren sistemler olduğu gibi okuldan tamamen koparan sistemler de var. ABD&#8217;nin birçok eyaletinde, devlet okulları bütün imkânlarını evde eğitim yapan çocuklara açmak zorunda. Çocuk evde eğitim gördüğü halde, bölgesinde bulunan devlet okulunun istediği her faaliyetine katılabiliyor. Okul korosuna girebiliyor, okul takımında oynayabiliyor, sanat dersleri alabiliyor, çeşitli atölyelerinden yararlanabiliyor.</p>
<p>Evde eğitim yapılırken benimsenen eğitim felsefesi, kullanılan yöntemler, teknikler ve kullanılan eğitim malzemesi de ailenin seçimine bağlı olarak birbirinden çok farklılık gösteriyor. Birden fazla yöntemi bir arada kullananlar oldukça yaygın. Bazen aile, çocuk için en iyi yöntemi buluncaya kadar birkaçını bir arada kullanıyor.</p>
<p>Yapılan araştırmalar ABD&#8217;de evde eğitim gören çocukların yaklaşık yarısının, bir home schooling kurumu tarafından geliştirilmiş eğitim malzemelerini ve müfredat paketlerini kullandığını ortaya koyuyor. Önemli bir kesim bölgelerindeki okulların müfredatını izliyor. Uzaktan eğitim alanlar, internetten yararlananlar da az değil. Evde eğitimi seçen aileler oldukça örgütlenmiş durumda. Aynı çevrede yaşayan aileler aralarında birleşip dernek tipi kuruluşlar oluşturuyorlar. Genellikle haftada bir çocukları bir araya getirip ancak grup halinde yapılabilecek çalışmaları yapıyorlar. (Çeşitli sanat projeleri, tartışmalar, bilimsel deneyler vb.)</p>
<p>ABD&#8217;de yapılan bir araştırmada ailelere neden evde eğitimi tercih ettikleri sorulmuş.</p>
<p>Cevaplar tasnif edildiğinde, en önde gelen sebebin <strong>&#8220;çocuğa daha iyi bir eğitim verme isteği&#8221;</strong> olduğu görülüyor. Bunu, dini sebepler, okulları yeteri kadar güvenli bulmama, uyuşturucu ve şiddet korkusu, çocuğa daha iyi bir kişilik kazandırma, okula ulaşım zorluğu (kırsal bölgede yaşayanlar için) çocuğun özel ilgiye ihtiyaç göstermesi, işi nedeniyle ailenin sürekli yer değiştirmesi gibi nedenler takip ediyor.</p>
<p>Gallup&#8217;un yaptığı bir araştırmaya göre son yirmi yılda Amerikan halkının evde eğitim meselesine bakışında ciddi değişiklik olmuş. 1980&#8242;li yıllarda Amerikalılar&#8217;ın yüzde 73&#8242;ü homeschooling&#8217;e olumsuz bakarken 2001&#8242;de bu oran yüzde 54&#8242;e düşmüş durumda.</p>
<p>Peki bu çocuklar üniversite yaşına gelince ne oluyor?</p>
<p>Tıpkı diğer çocuklar gibi onlar da üniversite giriş sınavına (ABD&#8217;de SAT denilen sınav) giriyor ve kabul edildikleri okula yerleşiyorlar. Evde eğitim gören gençler bu testlerde genel başarı ortalamasının altında kalmıyorlar. Hatta son bulgular evde eğitilenlerin ACT ve SAT testlerinde ulusal ortalamanın üstüne çıktığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Ve son bir nokta: ABD Ulusal Evde Eğitim Araştırma Enstitüsü&#8217;nün evde eğitim görmüş ve şu anda yetişkin olan 7300 kişi üzerinde yaptığı araştırma, evde eğitim görenlerin sosyalleşme becerileri konusunda toplumun genel ortalamasından iyi durumda olduklarını ortaya koyuyor. Söz konusu 7300 kişinin yüzde 58.9&#8242;u kendisini <strong>&#8220;çok mutlu&#8221;</strong> olarak tanımlıyor. Ülke genelinde aynı soruyu <strong>&#8220;çok mutluyum&#8221;</strong> diye cevaplayanların oranı ise yüzde 27.6.</p>
<p>Gülay GÖKTÜRK &#8211; BUGÜN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/evde-egitim-ve-ogretim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Kadın matematikçi: Hypatia</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/ilk-kadin-matematikci/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/ilk-kadin-matematikci/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 00:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[hypatia]]></category>
		<category><![CDATA[matematikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=986</guid>
		<description><![CDATA[Tarihte büyük kadın matematikçiler de vardır. Gericiler tarafından katledilen Hypatia, parlak bilim merkezi İskenderiye&#8217;nin son ışığı sayılır. Sonraki dönemlerde Sonja Kowalewsky, Sophie Germain, Emmy Noether genç hanımlara örnek oluşturacak ünlü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/ilk-kadin-matematikci/" title="Permanent link to İlk Kadın matematikçi: Hypatia"><img class="post_image alignleft remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/Hypatia.jpg" width="580" height="300" alt="Post image for İlk Kadın matematikçi: Hypatia" /></a>
</p><blockquote><p>Tarihte büyük kadın matematikçiler de vardır. Gericiler tarafından katledilen Hypatia, parlak bilim merkezi İskenderiye&#8217;nin son ışığı sayılır. Sonraki dönemlerde Sonja Kowalewsky, Sophie Germain, Emmy Noether genç hanımlara örnek oluşturacak ünlü matematikçilerden bazılarıdır.</p></blockquote>
<p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/Hypatia.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-987" title="Hypatia" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/Hypatia.jpg" alt="" width="580" height="300" /></a>Şimdi, epey gerilere giderek İskenderiyeli astronom ve matematikçi Theon&#8217;un kızı Hypatia&#8217;yı anlatalım. Bilimi ve zerafeti ile olduğu kadar güzelliği ile de ünlü olan bu filozof ve matematikçi Grek hanım Atina&#8217;da eğitimini tamamladıktan sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:Ara?search=istenderiye&amp;go=Ara" target="_blank">İskenderiye</a>&#8216;ye yerleşmiş ve orada bir okul açmıştır. Zamanında yaşayanlarca filozof İsidorus&#8217;un karısı olduğu söylenmişse de, bunda bir yanılgı olduğu sanılmaktadır; çünkü güvenilir yazarlara göre Hypatia hiç evlenmemiştir. Babasından aldığı sağlam fikir yapısı ile kendisini <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:Ara?search=platon&amp;go=Ara" target="_blank">Platon</a>&#8216;un izinde buldu ve İskenderiye&#8217;de Platon, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:Ara?search=aristo&amp;go=Ara" target="_blank">Aristo</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:Ara?search=suda&amp;go=Ara" target="_blank">Suda</a> gibi diğer filozoflar üzerine halka açık dersler verdi. En önemli öğrencisi Synesios&#8217;dur. Sonradan büyük filozof olan bu öğrencisi ona hayranlığını ve ilmine duyduğu takdirlerini bildiren pek çok mektup yazmıştır. Bu mektuplar felsefe tarihi kitaplarında bugüne kadar gelmiştir. Buna karşın Damaskios ve onun hocası İsodoros, Hypatia için filozof olarak büyük takdirlerini söylerken İskenderiye&#8217;deki Platon geleneğinin etkisi altında kalmayıp, kendi kararını verseydi geometride daha ileri olurdu fikrini ileri sürmüşlerdir. Sinosios ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:Ara?search=herakles&amp;go=Ara" target="_blank">Herakles</a>&#8216;in yetişmelerinde öğretmenleri Hypatia&#8217;nın üstün gayreti teşekkürle anlatılmaktadır.</p>
<div id="attachment_988" class="wp-caption aligncenter" style="width: 370px">
	<a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/hypatia-problem1.jpg"><img class="size-full wp-image-988" title="hypatia-problem1" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/hypatia-problem1.jpg" alt="" width="370" height="391" /></a>
	<p class="wp-caption-text">Hypatia Problem</p>
</div>
<p>Hypatia çeşitli bilim dallarında çalışmıştı; yaratıcı olmaktan çok bir eleştirmen ve yorumcu (commentator) idi. Astronomik tablolar, Appolonius konik kesitleri ve Diophant üzerine yorumları vardır.</p>
<p>Hypatia&#8217;nın en parlak zamanı Arkadius&#8217;un hükümranlığı dönemine, 415&#8242;deki trajik ölümü de Arkadius&#8217;un halefi devrine rastlar.</p>
<p>Hypatia&#8217;nın İskenderiye&#8217;de yeni Platonculuğu yansıtan felsefesi, yaklaşımı bakımından Atina okuluna göre daha araştırmacı ve bilimsel nitelikteydi, ayrıca Atina okulu kadar mistik eğilimler taşımıyordu.</p>
<p>MÖ 3. yüzyıldan başlayarak altıyüz yıllık bir süre boyunca insanların İskenderiye&#8217;de başlattığı düşünsel ortamdan sonraki baskı, öğrenmekten korku bütün izleri yok etmiştir. Hıristiyanlıktan sonra filozoflar takımı Roma hükümdarının himayesinde olmaya devam ettiler ve yeni eğitim hiçbir şekilde yığınlara mal edilmedi. Hükümdar Julyana Apostata&#8217;nın onlara verdiği koruma, ölümünden on yıl sonra da devam etti. Hypatia o dönemde ilk Hıristiyanlarca büyük ölçüde putperestlikle özleştirilen öğrenim ve bilimi simgeliyordu. Bu nedenle İskenderiye&#8217;de Hıristiyanlar ve Hıristiyan olmayanlar arasındaki gerginlik ve çatışmaların öne çıkan ismi olarak görülüyordu. Eski aydınlanmanın temsilcisi olan Hypatia, Pitolemais şehrinin putperest valisi Orestes&#8217;in himayesine sığınır, Rahip Cyrillos&#8217;un İskendiriye&#8217;ye Başpiskopos olmasından sonra gerginlikler daha artar ve onun yandaşlarının oluşturduğu bir kitle tarafından sokakta araba altında linç edilir.</p>
<p>Önceleri Makedonyalılar, sonra Romalı askerler, Mısırlı rahipler, Yunan aristokratları, Fenikeli denizciler, Yahudi tacirler, Hindistan ve Güney Sahra&#8217;dan gelen ziyaretçiler İskenderiye&#8217;nin parlak döneminde büyük bir uyum içinde yaşamışlardı. Büyük İskender&#8217;in kurduğu bu şehrin muhteşem bir kütüphanesi ve buna bağlı bir müzesi vardı. Bilim ve düşünce ürünleri burada çiçek açmıştı; pek çok bilim adamının yanında İskenderiyeli Theon ve kızı Hypatia da bu kütüphaneye devam edenler arasındaydı. Bu kütüphane de fanatikler tarafından yakılmıştır.</p>
<p>Kaynak:<br />
BİLİM ve ÜTOPYA Haziran 2000 Sayı 72</p>
<p>Prof. Dr. Selma Soysal<br />
(Emekli Matematik Profesörü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/ilk-kadin-matematikci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Louis de Droglie</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/louis-de-droglie/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/louis-de-droglie/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 23:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[dalga boyu]]></category>
		<category><![CDATA[de broglie]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[De Broglie Dieppe, Seine-Maritime&#8216;de 5. de Broglie dükü Victor&#8216;un oğlu ve Madame de Staël&#8216;in torunlarından biri olarak doğdu. 1960&#8242;ta büyük ağabeyi aynı zamanda fizikçi de olan altıncı dük Maurice de Broglie geriye bir varis bırakmadan öldüğünde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/louis-de-droglie/" title="Permanent link to Louis de Droglie"><img class="post_image alignleft remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/debroglie_sq-e1337125917689.jpg" width="580" height="269" alt="Post image for Louis de Droglie" /></a>
</p><p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/debroglie_sq.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-979" title="debroglie_sq" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/debroglie_sq-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>De Broglie <a title="Dieppe (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dieppe&amp;action=edit&amp;redlink=1">Dieppe</a>, <a title="Seine-Maritime" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Seine-Maritime">Seine-Maritime</a>&#8216;de 5. de Broglie dükü <a title="Victor de Broglie (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Victor_de_Broglie&amp;action=edit&amp;redlink=1">Victor</a>&#8216;un oğlu ve <a title="Madame de Staël" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Madame_de_Sta%C3%ABl">Madame de Staël</a>&#8216;in torunlarından biri olarak doğdu. 1960&#8242;ta büyük ağabeyi aynı zamanda fizikçi de olan altıncı dük <a title="Maurice de Broglie (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Maurice_de_Broglie&amp;action=edit&amp;redlink=1">Maurice de Broglie</a> geriye bir varis bırakmadan öldüğünde Louis yedinci de Broglie dükü oldu. Louis de Broglie hiç evlenmedi bu yüzden de Louveciennes&#8217;de öldüğünde yerine uzaktan kuzeni <a title="Victor-François de Broglie (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Victor-Fran%C3%A7ois_de_Broglie&amp;action=edit&amp;redlink=1">Victor-François de Broglie</a> geçti.</p>
<p>De Broglie başlangıçta <a title="Hümanist" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCmanist">hümanist</a> olarak bir kariyer planlamıştı ve ilk öğrenim derecesini <a title="Tarih" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarih">tarih</a> üzerine aldı. Buna rağmen sonrasında dikkati matematik ve fiziğe döndü. 1914&#8242;te I. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasıyla radyo iletişiminin gelişmesi için orduya hizmetini teklif etti.</p>
<p>Broglie bir Fransız soylusunun ikinci oğluydu.Adını Normandiya&#8217;nın küçük bir kasabasından alan Broglie ailesinden 17. yüzyıldan beri yüksek rütbeli subaylar, politikacılar ve diplomatlar yetişmiştir. Louis de Broglie ağabeyi Maurice gibi bilim adamlığını meslek seçerek ailesinin bu geleneğini bozdu. Paris&#8217;deki aile malikhanesinde iyi donatılmış bir laboratuvar kuran Maurice de bir fizikçiydi. Ve atom çekirdeği üzerindeki deneysel çalışmalara önemli katkıları oldu. Louis fırsat buldukça ağabeyinin çalışmalarına katılıyordu ama ona çekici gelen yalnızca fiziğin kavramsal yönü idi. Kendisini bir deneyciden yada mühendisten çok salt kuramcı, genel ve felsefi görüşleri özellikle çok seven biri diye tanımlar. I. Dünya savaşı sırasında fiziğin, pek az ilgilendiği teknik yönleriyle ilgili bir göreve getirildi.</p>
<p>Broglie&#8217;nin atom fiziğinin sırları, yani bilimin çözülmemiş kavramsal problemleri diye adlandırdığı konuya ilgisi Alman fizikcileri Max Planck,Albert Einstein &#8216;in çalışmalarına ilşkin olarak ağabeyinden öğrendiği bilgilerden doğdu, ama fiziği meslek olarak seçmesi uzun zaman sonra oldu. 1909&#8242;da Sorbonne&#8217;da tarih öğrenimini tamaladıktan sonra başladığı kuramsal fizik öğrenimini 1913&#8242;te bitirdi. Görevlendirildiği Fransız tarihini araştırma projesinden şiddetli bir fikir ayrılığından sonra çekildi. Ve doktora tezi için fiziğe ilişkin bir konu seçti. 1924&#8242;te sunduğu doktora tezinde Broglie bilim dergilerinde daha önce yayınlanmış olan çığır açıcı elektron dalgaları kuramını geliştirdi.<a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/de-broglie-dalgası.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-983" title="de broglie dalgası" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/de-broglie-dalgası.jpg" alt="" width="276" height="282" /></a></p>
<p>Atom boyutlarındaki maddenin dalga özelliklerine sahip olabileceği düşüncesinin</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>temeli Albert Einstein&#8217;in 20 yıl önce yapmış olduğu bir öneride yatıyordu. Einstein burada kısa dalga boylu ışığın kimi koşullar altında sanki parçacıklardan oluşmuş gibi davrandığının gözlenebileceğini öne sürmüştü. Bu düşünce 1923 &#8216;te doğrulandı. Ama ışığın ikili niteliği, Broglie&#8217;nin maddeye böyle bir ikilik düşüncesi yüklemesiyle birlikte bilim çevrelerinin onayını kazanmaya başlamıştı. Broglie&#8217;nin bu önerisi atomdaki elektronların devinimine ilişkin hesapların ortaya çıkardığı bir soruya yanıt getirdi.</p>
<p>Deneyler, elektronlerın çekirdek çevresinde devinmekte olması gerektiğini, ama belirlenemeyen nedenlerden ötürü bu devinimde kimi kısıtlamaların bulunduğunu gösteriyordu. Broglie&#8217;nin dalga özellikli elektron düşüncesi bu kısıtlamaların açıklanabilmesine olanak sağladı.</p>
<p><img class="aligncenter  wp-image-984" title="de_broglie lamd-hp" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/de_broglie-lamd-hp.png" alt="" width="564" height="178" /></p>
<p>Çekirdekteki yükün belirlediği sınırlar içinde kalmak durumunda olan bir dalganın sahip olabileceği biçimde belirlenmiş olacak ve atom sınırlarına uyamayan biçimdeki bir dalga , kendi kendisiyle girişime uğrayarak yok olacaktı. 1923&#8242;te Broglie bu görüşü ortaya attığında, parçacık özellikleri iyice belirlenmiş olan elektronun, kimi koşullar altında dalga gibi davranabileceğini gösteren hiçbir kanıt yoktu. Doktora tezinin bir kopyası raslantı sonucu Alber</p>
<p>sonucu Einstein&#8217;in eline geçti.Tezi çoşkuyla karşılayan Einstein, Broglie &#8216;nin çalışmasının önemini açıkca vurguladı, ayrıca bu çalışmayı daha da geliştirdi. Böylece Avusturya&#8217;lı fizikçi Erwin Schrödinger, bir varsayım olarak ileri sürülen bu dalgalardan haberdar oldu ve bu temeller üzerinde bir matematiksel sistemi, ileride fiziğin temel araçlarından birini oluşturacak olan dalga mekaniğini kurdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/louis-de-droglie/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıvı Kaldırma Kuvveti Soru Çözümü</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/sivi-kaldirma-kuvveti-soru-cozumu/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/sivi-kaldirma-kuvveti-soru-cozumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 01:38:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[SORU ÇÖZÜM]]></category>
		<category><![CDATA[Ygs-Lys]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet pransibi]]></category>
		<category><![CDATA[Madde ve Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvı kaldırma kuvveti]]></category>
		<category><![CDATA[yga soru çözümü. fizik soru çözümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=973</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/sivi-kaldirma-kuvveti-soru-cozumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir İnsan 200,000 Volt luk Gerilime Dayana bilirmi?</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/bir-insan-200000-volt-luk-gerilime-dayana-bilirmi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/bir-insan-200000-volt-luk-gerilime-dayana-bilirmi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 00:45:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[elektrostatik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[van de graff jeneratörü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=970</guid>
		<description><![CDATA[Bir insan 200000 voltluk gerilime dokuna bilirmi? Dokunursa ne olur.?İzleyelim&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bir insan 200000 voltluk gerilime dokuna bilirmi? Dokunursa ne olur.?İzleyelim&#8230;</p>
<p>
<object style="width:580px; height:344px;">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ubZuSZYVBng?version=3" />
<param name="allowScriptAccess" value="always" />
<param name="wmode" value="transparent" />
<embed src="http://www.youtube.com/v/ubZuSZYVBng?version=3" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" wmode="transparent" width="580" height="344"></object>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/bir-insan-200000-volt-luk-gerilime-dayana-bilirmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektrostatik ve Su</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/elektrostatik-ve-su/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/elektrostatik-ve-su/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 00:21:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=966</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/elektrostatik-ve-su/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GERÇEKTE VAR OLMAYAN RENKLER</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/gercekte-var-olmayan-renkler/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/gercekte-var-olmayan-renkler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 22:55:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[ışığın kırılması]]></category>
		<category><![CDATA[kırınım]]></category>
		<category><![CDATA[Optik]]></category>
		<category><![CDATA[renkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[Kelebeklerin kanatlarına veya tavus kuşlarının tüylerine beyaz ışık altında baktığımızda renkli bir görüntü ile karşılaşırız. Bu renkler gerçekte mevcut değildir. Kelebeklerin kanatlarındaki pulların farklı yoğunlukta olması kanatların saydam görünmesini engeller ve ışığın yansıma, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Kelebeklerin kanatlarına veya tavus kuşlarının tüylerine beyaz ışık altında baktığımızda renkli bir görüntü ile karşılaşırız. Bu renkler gerçekte mevcut değildir. Kelebeklerin kanatlarındaki pulların farklı yoğunlukta olması kanatların saydam görünmesini engeller ve ışığın yansıma, girişim ve kırınım olayı sonucunda gerçekte renksiz olan bu pullar üzerinde renkli desenler oluşur.</p>
<p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/kelebek-22.jpg"><br />
</a><img class="aligncenter size-medium wp-image-963" title="tavus-kusu-1" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/tavus-kusu-1-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></p>
<p>Tavus kuşlarının tüylerinde ise barbül adı verilen saydam bölümler bulunur. Barbüllerin arka kısımları kahverengi bir tabakayla kaplıdır. Bu tabaka sayesinde ışığın barbülü terk etmesi engellenir ve yansıması sağlanır.</p>
<p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/kelebek-22.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-964" title="kelebek-22" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/kelebek-22-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<div><span style="color: #0000ee;"><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></span>Renkli yüzeylere farklı açılardan bakıldığında bu renklerindeğiştiği gözlenir. Kelebeklerin kanatlarındaki pullar ile tavuskuşlarının tüylerindeki barbüller eşsiz güzellikteki renklerin oluşmasını sağlar. CD&#8217;lerin alt yüzeylerine bakıldığında farklı renklerin görülmesi de kelebek kanatlarının renkli görünmesi olayıyla benzerdir. Belirtilen durumlar ışığın dalga modeli ile açıklanmaktadır. Kırınım olayı görme sınırını daraltır. Bu durum optik aletleri olumsuz etkiler.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/gercekte-var-olmayan-renkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gökyüzü Neden Mavi Gözükür?</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/gokyuzu-neden-mavi-gozukur/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/gokyuzu-neden-mavi-gozukur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 22:44:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[kırılma]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[Optik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=959</guid>
		<description><![CDATA[Güneş ışığı, atmosfere girdiğinde gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Öncelikle görülebilir bölgedeki ışığın içinde en büyük frekans değerine, yani en küçük dalga boyuna sahip mor ışık, atmosferin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p style="text-align: justify;">Güneş ışığı, atmosfere girdiğinde gaz moleküllerine ve toz<br />
parçacıklarına çarparak saçılır. Öncelikle görülebilir bölgedeki<br />
ışığın içinde en büyük frekans değerine, yani en küçük dalga<br />
boyuna sahip mor ışık, atmosferin en üst tabakalarında en<br />
fazla saçılmaya uğrar. Küçük frekans ve büyük dalga boyuna<br />
sahip kırmızı ışığın saçılabilmesi için daha büyük parçacıklara<br />
çarpması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/guzel_gol_ve_gokyuzu-e1335912096618.jpg"><img class="alignleft  wp-image-960" title="guzel_gol_ve_gokyuzu" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2012/05/guzel_gol_ve_gokyuzu-e1335912096618-1024x619.jpg" alt="" width="553" height="334" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Gökyüzü bulutsuz olduğunda mavi ve mor ışık<br />
diğer ışıklara oranla daha fazla saçılır. İnsan gözü mavi renge<br />
duyarlı olduğundan gökyüzü mavi olarak algılanır. Gökyüzündeki<br />
mavilik farklı tonlarda olabilir. Bunun nedeni atmosferdeki su<br />
buharıdır. Gökyüzü, havanın açık veya yağışlı olmadığı günlerde<br />
açık mavi, yoğun veya nemli olduğu günlerde koyu mavi<br />
renktedir. Bu durum dünyanın değişik yerlerinde atmosferin farklı<br />
görünmesine neden olur. Yaz aylarında gökyüzünün Antalya’da,<br />
Trabzon’a oranla daha açık mavi görünmesi bu sebepledir.<br />
Gökyüzünü her zaman aynı mavilikte göremeyiz. Havadaki<br />
toz parçacıklarının oksijen ve hidrojen moleküllerine oranı<br />
gökyüzünün farklı renklerde görünmesine neden olur. Bu<br />
renklerin saçılması ve yansıması sonucu gözümüz renklerin<br />
karışımını algılar. Yağmur ve fırtına gibi hava olaylarından sonra<br />
atmosferdeki toz parçacıkları ortadan kalkacağından gökyüzü<br />
daha koyu ve berrak bir maviye dönüşür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/gokyuzu-neden-mavi-gozukur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çözüm Sende</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 14:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU DIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm sende]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri kaldır]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[odtü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=949</guid>
		<description><![CDATA[Her bireyin toplumda eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü benimseyen ve bu doğrultuda insan haklarına yönelik toplumdaki engelleri, kalıcı çözümlerle kaldırmayı amaçlayan Engelleri Kaldır Hareketi, ODTÜ Verimlilik Topluluğu’nun düzenlediği “ÇÖZÜM [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><img class="alignleft size-medium wp-image-950" title="cozumsendeafis" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2011/01/cozumsendeafis-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></p>
<p>Her bireyin toplumda eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü<br />
benimseyen ve bu doğrultuda insan haklarına yönelik toplumdaki engelleri,<br />
kalıcı çözümlerle kaldırmayı amaçlayan Engelleri Kaldır Hareketi,<br />
ODTÜ Verimlilik Topluluğu’nun düzenlediği “<strong><a href="http://cozumsende.com/">ÇÖZÜM SENDE</a></strong>” projesi ile<br />
üniversite öğrencilerini çözüm üretmeye davet ediyor.</p>
<p>Türkiye’de nüfusun <strong>yüzde 12.29′u, yani 8.5 milyon kişi engelli</strong>. Yüksek<br />
öğrenime devam eden engelli oranı ise sadece <strong>yüzde 2.42</strong>.</p>
<p><strong>Engelleri Kaldır Hareketi ve ODTÜ Verimlilik Topluluğu olarak soruyoruz?!</strong><br />
* Üniversite okuyan engelli öğrenci sayısının düşük olmasının<br />
nedenleri neler?<br />
* Engelli öğrencilerin, engelsiz öğrencilerle farksız eğitim<br />
alabilmeleri için ne tür yapılandırılmaya gidilmelidir?</p>
<p>Eğer sen de sorunun değil çözümün bir parçası olmak ve “Çözüm<br />
Sende!” projesine yarışmacı olarak katılmak istiyorsan, grubunu kur,<br />
yarışmaya katıl, etkini de tepkini de göster!</p>
<p>Grubunu kur, yarışmaya katıl; etkini de, tepkinide göster! Budapeşte<br />
tatili, yurtdışı dil eğitimi gibi bir çok ödül seni bekliyor!</p>
<p>Son başvuru tarihi 30 Ocak 2011!<br />
Ayrıntılı bilgi ve başvuru için : <a href="http://cozumsende.com/">cozumsende.com</a><br />
<small>Basın Bülteni olarak yayınlanmıştır.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/cozum-sende/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Matematik Dünyası’ndan</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 23:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih ÖKMEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[müfredat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=946</guid>
		<description><![CDATA[Giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor, okur yazar sayısı ve ülkenin ortalama eğitim ve bilgi düzeyi artıyor. Demek ki eğitim giderek demokratikleşiyor. Bu da kimsenin karşı çıkamayacağı kadar iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor, okur yazar sayısı ve ülkenin ortalama eğitim ve bilgi düzeyi artıyor. Demek ki eğitim giderek demokratikleşiyor.<br />
Bu da kimsenin karşı çıkamayacağı kadar iyi bir şey. Ama “giderek daha fazla çocuk ve genç eğitim görüyor” cümlesi eksik ve eksik olduğu için de yanıltıcı. Doğrusu şöyle olmalıydı:</p>
<p>Giderek daha fazla çocuk ve genç aynı eğitimi görüyor. Çünkü eğitim sistemimizin yapısı merkezi. Her şey Ankara’da belirleniyor. Sadece müfredat değil, eğitim sisteminin ilke ve yöntemlerinden öğretmenlerin düzeyine, kitapların sayfa sayısından okulların fiziksel koşullarına ve öğrenci ve öğretmenlerin giyim kuşamına kadar eğitimle ilgili her şey tek elden belirleniyor.</p>
<p>Herkesin aynı eğitim sisteminden geçmesinin sakıncası belli: Bireylerin aynı boyutta düşünmelerine, sivriliklerinin, özgünlüklerinin, yaratıcılıklarının törpülenmesine, birbirlerine benzemesine yol açar.  Ama tek tip eğitim sisteminin bana kalırsa bundan çok daha vahim bir sonucu var: Ne kadar çok kişi aynı tip eğitimden geçerse, eğitimin düzeyi o kadar düşer, eğitim o kadar vasatlaşır. Bunun nedeni gayet basit:</p>
<p>Binler için müfredat hazırlamak başka, yüzbinler için başka, milyonlar için başka&#8230;</p>
<p>Eğitilen kişi sayısı binlerden milyonlara fırladığında, eğitime yeni katılanların seviyesi ister istemez diğerlerinden daha düşük olur ve yeni sistem milyonların ortalama zekâsına, karakterine, yapısına, kapasitesine, düzeyine adapte olmak zorunda kalır.</p>
<p>Örneğin, zorunlu eğitim 5 yıldan 8 yıla çıktığında eğitilenlerin ortalama seviyesi düşmüştür, çünkü zorunlu olmadıkça eğitim görmeyeceklerin seviyesi, zorunlu olsa da olmasa da zaten eğitim göreceklerin seviyesinden doğal olarak daha düşüktür. Bu yüzden sınıfın ortalama seviyesi yeni katılanlarla birlikte anında düşer. Müfredat ve genel eğitim anlayışı da, öğrencilerin seviyesine ayak uydurmak için bir iki yıl içinde değişir. Doğrusu da budur&#8230; Doğru ama yanlışın doğrusu&#8230;</p>
<p>Özetle söylemek gerekirse, merkezi eğitim sistemi ancak vasat insan fabrikası olarak nitelendirilebilir. <a href="http://www.matematikdunyasi.org/arsiv/PDF/10_03_1_1_basyazi.pdf">devamı &gt;&gt;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/matematik-dunyasi%e2%80%99ndan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

