<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog.fatihokmen.com</title>
	<atom:link href="http://blog.fatihokmen.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.fatihokmen.com</link>
	<description>Fizik Öğretmeni, Özel ders, Fizik özel ders</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Aug 2010 17:07:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sanatçı arkadaşı ve Richard Feynman</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/sanatci-arkadasi-ve-richard-feynman/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/sanatci-arkadasi-ve-richard-feynman/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 17:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[richard feynman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[Richard Feynman… Nobel ödüllü ünlü fizikçi… Feynman’ın “farklı” olmasının nedeni neydi ? Gezegenlerin, güneş etrafında nasıl döndüğünü ortaokul matematiği bilen birine anlatabilecek kadar konuya hakim olması, şu anda üzerinde çalışılan quantum computing alanının yaratıcılarından olması, amatör bir ressam olması, iyi bir biyolog olması ve daha nice özelliği… Feynman’ın “Şaka yapıyor olmalısınız Bay Feynman” ve “Diğerlerinin ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/sanatci-arkadasi-ve-richard-feynman/" title="Permanent link to Sanatçı arkadaşı ve Richard Feynman"><img class="post_image alignnone remove_bottom_margin frame" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/08/richard.feynman.jpg" width="560" height="298" alt="Post image for Sanatçı arkadaşı ve Richard Feynman" /></a>
</p><p><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/08/richard.feynman.jpg"><img src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/08/richard.feynman.jpg" alt="" title="richard.feynman" width="560" height="298" class="alignleft size-full wp-image-761" /></a>Richard Feynman… Nobel ödüllü ünlü fizikçi…</p>
<p>Feynman’ın “farklı” olmasının nedeni neydi ? Gezegenlerin, güneş etrafında nasıl döndüğünü ortaokul matematiği bilen birine anlatabilecek kadar konuya hakim olması, şu anda üzerinde çalışılan quantum computing alanının yaratıcılarından olması, amatör bir ressam olması, iyi bir biyolog olması ve daha nice özelliği…</p>
<p>Feynman’ın “Şaka yapıyor olmalısınız Bay Feynman” ve “Diğerlerinin ne düşündüğünü neden umursuyorsun ?” isimli iki kitabı da Feynman’ın belirgin farklarından… Ayrıca YouTube’da Feynman’ın röportajını mutlaka izleyin…  O röportajda kendisinin söylediği çok güzel bir cümle var… Sanatçı bir arkadaşı Feynman’a, bilim adamlarının, estetik duygudan yoksun olduğunu belirtmiş… Elbette Feynman’ın cevabı, evlere şenlik… Buyrun o cevap..</p>
<p>“Bu çiçeğin güzelliğini takdir ediyorsun… Estetik duyguna hitap ediyor ve kimbilir içinde ne fırtınalar kopartıyor…</p>
<p>Senin kadar olmasa da, ben de onun güzelliğinden zevk alıyorum…<br />
Senden daha az yoğun olmakla beraber, ben de beğeniyorum ve hissediyorum…</p>
<p>Bunlarla birlikte, ben çiçeğin moleküler yapısını düşündüğümde de heyecanlanıyorum. Onun nasıl evrimleştiğini düşünüyorum…<br />
Böcekleri çekmek için büründüğü parlak renkleri, bu renkleri böceklerin nasıl algıladığını hayal ediyorum…</p>
<p>Dahası, bu çiçeğin mükemmel matematiksel simetrisinden hoşlanıyorum. Olan biten kimyasal reaksiyonları hatırlayıp, hayranlık duyuyorum…</p>
<p>Sense, sanatçı dostum, bütün bunlardan yoksunsun. Derslerde öğrensen bile, doğan gereği gerçekten anlamayacak ve bir zevk alamayacaksın…</p>
<p>ve bu, senin estetik duygunun çok çok üzerinde, çok daha saf bir duygu…”</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fsanatci-arkadasi-ve-richard-feynman%2F&amp;linkname=Sanat%C3%A7%C4%B1%20arkada%C5%9F%C4%B1%20ve%20Richard%20Feynman">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/sanatci-arkadasi-ve-richard-feynman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genleşme sorusu</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/genlesme-sorusu/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/genlesme-sorusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 02:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SORU ÇÖZÜM]]></category>
		<category><![CDATA[Ygs-Lys]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Ders çalışırken]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[genleşme]]></category>
		<category><![CDATA[geometri]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[özel ders]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<category><![CDATA[YGS LYS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=747</guid>
		<description><![CDATA[Konu anlatımına baktığınızda genleşme konusu içerisinde anlaşılmayacak, karmaşık ifadeler içermez. Zihninizi yoran kavramlarla uğraşmazsınız. Bu durum haliyle konunun kolay bir konu olduğu düşüncesini aklınızda uyandırıyor. Genleşme konusu diğer konularla ilişkilendirildiğinde güzel sorular karşınıza çıkmakta. Çözümü geometri ile ilişkilendirilmiş bir genleşme sorusu? Kolay gelsin. Uzama katsayıları ax ve ay olan metal çubukların uç kısımlarını birleştiren doğru parçacı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/genlesme-sorusu/" title="Permanent link to Genleşme sorusu"><img class="post_image alignnone remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/genleşme.png" width="473" height="247" alt="genleşme sorusu" /></a>
</p><p>Konu anlatımına baktığınızda genleşme konusu içerisinde anlaşılmayacak, karmaşık ifadeler içermez. Zihninizi yoran kavramlarla uğraşmazsınız. Bu durum haliyle konunun kolay bir konu olduğu düşüncesini aklınızda uyandırıyor. Genleşme konusu diğer konularla ilişkilendirildiğinde güzel sorular karşınıza çıkmakta. Çözümü geometri ile ilişkilendirilmiş bir genleşme sorusu? Kolay gelsin.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/genleşme.png"><img class="size-full wp-image-748 aligncenter" title="ıgenleşme sorusu" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/genleşme.png" alt="ıgenleşme sorusu" width="473" height="247" /></a></p>
<p style="text-align: left; ">Uzama katsayıları<strong> a</strong><sub><strong>x</strong></sub> ve <strong>a</strong><sub><strong>y</strong></sub> olan metal çubukların uç kısımlarını birleştiren doğru parçacı yatayla <strong>alfa açısı</strong> yapmaktadır.</p>
<p style="text-align: left; ">Çubukların sıcaklığı <strong>DeltaT </strong>kadar artırıldığında:</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;"><strong>I.     a</strong><sub><strong>x</strong></sub><strong> = a</strong><sub><strong>y  ise alfa açısı değişmez.</strong></sub></p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;"><strong>II.    a</strong><sub><strong>x</strong></sub><strong> &gt; a</strong><sub><strong>y ise alfa açısı azalır.</strong></sub></p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;"><sub><strong>III.    X&#8217;in uzama miktarı Y&#8217;nin uzama miktarından fazla ise alfa açısı artar.</strong></sub></p>
<p style="text-align: left;"><sub>ifadelerinden hangileri <span style="text-decoration: underline;"><strong>kesinlikle</strong></span> doğrudur?</sub></p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fgenlesme-sorusu%2F&amp;linkname=Genle%C5%9Fme%20sorusu">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/genlesme-sorusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Usta işi Moment-Denge sorusu</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/usta-isi-moment-denge-sorusu/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/usta-isi-moment-denge-sorusu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 19:37:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SORU ÇÖZÜM]]></category>
		<category><![CDATA[Ygs-Lys]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[moment]]></category>
		<category><![CDATA[moment denge]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[özel ders]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[yeni sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<category><![CDATA[YGS LYS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[Ustalıkla hazırlanmış güzel bir soru moment-denge sorusu. Bu soru birden fazla konunun bir soru içerisinde nasıl harmanlana bileceğinin güzel bir örneği. Orta düzey öğrencileri aşan, üst düzey öğrencilerin zorlanacağı bir soru. Çözmüyle uğraşmak eğlenceli olacaktır. Lys sınavında bu tarz sorulara hazır olun. Konu bilginiz bu düzeylerde olacak şekilde çalışmalısınız. K ucundan menteşeli P ağırlıklı türdeş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/usta-isi-moment-denge-sorusu/" title="Permanent link to Usta işi Moment-Denge sorusu"><img class="post_image alignnone remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/MOMENT-SORU.gif" width="532" height="532" alt="zor moment denge sorusu" /></a>
</p><p>Ustalıkla hazırlanmış güzel bir soru moment-denge sorusu. Bu soru birden fazla konunun bir soru içerisinde nasıl harmanlana bileceğinin güzel bir örneği. Orta düzey öğrencileri aşan, üst düzey öğrencilerin zorlanacağı bir soru. Çözmüyle uğraşmak eğlenceli olacaktır. Lys sınavında bu tarz sorulara hazır olun. Konu bilginiz bu düzeylerde olacak şekilde çalışmalısınız.</p>
<div id="attachment_736" class="wp-caption alignnone" style="width: 532px">
	<a href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/MOMENT-SORU.gif"><img class="size-full wp-image-736" title="MOMENT SORU" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/MOMENT-SORU.gif" alt="zor moment denge sorusu" width="532" height="532" /></a>
	<p class="wp-caption-text">zor moment denge sorusu</p>
</div>
<p>K ucundan menteşeli P ağırlıklı türdeş üçgen levha,sürtünmesi önemsiz makaradan geçen iple şekildeki gibi dengededir.</p>
<p><strong>Buna göre, ipte oluşan gerilme kuvvetinin büyüklüğü T kaç P dir?</strong></p>
<p><strong> A) 1/3    B) 1/4    C)1/5    D)1/6    E)1/7</strong></p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fusta-isi-moment-denge-sorusu%2F&amp;linkname=Usta%20i%C5%9Fi%20Moment-Denge%20sorusu">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/usta-isi-moment-denge-sorusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklar</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/okul-hayati-ile-hayat-okulu-arasindaki-farklar/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/okul-hayati-ile-hayat-okulu-arasindaki-farklar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 22:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[benzerlik]]></category>
		<category><![CDATA[farklılık]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat okulu]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okul hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[özel ders]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=730</guid>
		<description><![CDATA[Okullar sizi hayata değil, sınavlara hazırlıyor. Amaç hayata da hazırlamaktır ama bu başarılamaz. Bu yüzden okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklardan yaşam şaşkını oluverirsiniz. Hesap yapma kabiliyeti iyi olmayan birine &#8220;siz kaça kadar okudunuz efendim?&#8221; klasik sorusunu sorduğunuzda klişe bir cevap alırsınız. &#8221; Biz üniversiteyi hayat okulunda okuduk! &#8221; diye. Sizde günün birinde hayat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/okul-hayati-ile-hayat-okulu-arasindaki-farklar/" title="Permanent link to Okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklar"><img class="post_image alignnone remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2010/02/OKUL-HAYATI.gif" width="624" height="301" alt="okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklar" /></a>
</p><h2>Okullar sizi hayata değil, sınavlara hazırlıyor. Amaç hayata da hazırlamaktır ama bu başarılamaz. Bu yüzden okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklardan yaşam şaşkını oluverirsiniz.</h2>
<p>Hesap yapma kabiliyeti iyi olmayan birine &#8220;siz kaça kadar okudunuz efendim?&#8221; klasik sorusunu sorduğunuzda klişe bir cevap alırsınız. &#8221; Biz üniversiteyi hayat okulunda okuduk! &#8221; diye. Sizde günün birinde hayat okulunda sınavsız sorusuz okumaya başlarsınız. Karşılaşacağınız durumlar önceki okul hayatınızdan çok farklı olacaktır. Nasıl?</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>1-</strong></span> Okul hayatında sınavlar önceden haber verilir ve aldığınız not size bildirilirken, hayat okulunda insanlar sizi habersizce &#8220;<strong>sınava çeker</strong>&#8221; ve yargılarını genellikle içlerinde tutarlar</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>2-</strong></span> Okul hayatında <strong>anlatılmayan konudan</strong> soru sorulmazken, hayat okulunda soru çıkabilecek her konuyu bilmeniz bekleniyor.</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>3-</strong></span> Okul hayatında notunuz &#8220;<strong>objektif</strong>&#8221; sayılarla karnenize yazılırken, hayat okulunda, &#8220;<strong>subjektif görüşlerle</strong>&#8221; notunuz verilir.</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>4-</strong></span> Okul hayatında soruların <strong>tek doğru</strong> cevabı varken,  hayat okulunda k<strong>işiye göre değişen</strong> doğru cevapları bilmeniz gerekir.</p>
<p><strong>5-</strong>Okul hayatında soru çözmek için<strong> soruyu okumak</strong> yeterliyken hayat okulunda <strong>akıl okumanız</strong> gerekir.</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>6-</strong></span><strong> </strong>Okul hayatında <strong>önce ders</strong> öğretilir sonra sınav yapılırken hayat okulunda <strong>önce sınava</strong> çekilir sonra &#8220;dersinizi alırsınız.&#8221;</p>
<p><span style="font-weight: bold; padding: 0px; margin: 0px;"><strong>7</strong>-</span> Okul hayatında <strong>tek ders</strong>ten sınıfta kalanlara &#8220;<strong>bir ek sınav hakkı</strong>&#8221; daha verilirken, hayat okulunda bir fırsatı kaçırıp <strong>son vagon</strong>a atlayamayanlar için &#8220;tek fırsat hakkı yok&#8221;.</p>
<p><strong>8-</strong> Okul hayatında karşınızda <strong>eli yüzü düzgün</strong> insanlar ( öğretmenler) ders verirken, okul hayatında <strong>önüne gelen</strong> ders vermeye çalışır.</p>
<p><strong>Sonuç</strong> olarak okul hayatında öğrenmeniz gerekenler size tahtada anlatılır deneyle ispatlanırken, hayat okulunda <strong>deneyin bir parças</strong>ı oluverirsiniz.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fokul-hayati-ile-hayat-okulu-arasindaki-farklar%2F&amp;linkname=Okul%20hayat%C4%B1%20ile%20hayat%20okulu%20aras%C4%B1ndaki%20farklar">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/okul-hayati-ile-hayat-okulu-arasindaki-farklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektromanyetik Dalga İlerleyişi</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/elektromanyetik-dalga-ilerleyisi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/elektromanyetik-dalga-ilerleyisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 00:41:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik dalda]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik teori]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[similasyon]]></category>
		<category><![CDATA[YGS LYS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=698</guid>
		<description><![CDATA[Bu similasyon bir elektromanyetik dalgayı göstermektedir. Elektrik alan vektörleri ( kırmızı ) Y eksenine paralel, manyetik alan vektörleri ( mavi ) Z eksenine paralel olarak olarak gösterilmiştir. Dalganın ilerleme doğrultusu ise Z ekseni üzerindedir. Elektromanyetik dalgaların elektriksel ve manyetik güçleri birbirine dik ve eş zamanlı olarak salınım yaparlar.Sinüsoidal yayılımdaki hız, frekans ve dalga boyu parametreleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bu similasyon bir elektromanyetik dalgayı göstermektedir. Elektrik alan vektörleri ( kırmızı ) Y eksenine paralel, manyetik alan vektörleri ( mavi ) Z eksenine paralel olarak olarak gösterilmiştir. Dalganın ilerleme doğrultusu ise Z ekseni üzerindedir.</p>
<p><applet code="EMWelle.class" archive="EMWelle.jar, Ph14English.jar" codebase="/animasyon" width=580 height=350><br />
</applet></p>
<p>Elektromanyetik dalgaların elektriksel ve manyetik güçleri birbirine dik ve eş zamanlı olarak salınım yaparlar.Sinüsoidal yayılımdaki <strong><em>hız</em></strong>, <strong><em>frekans</em></strong> ve <strong><em>dalga boyu </em></strong>parametreleri fotonun yayılımını açıklamaktadır. <strong><em>Dalga yüksekliği</em></strong>nin (genlik veya amplitüd) burada diğer parametrelerle bir ilişkisi yoktur.</p>
<p style="margin-top: 0.4em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.5em; margin-left: 0px; line-height: 1.5em;">Elektromanyetik ışımaların ortak özellikleri şunlardır;</p>
<ol style="line-height: 1.5em; margin-top: 0.3em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.5em; margin-left: 3.2em; list-style-image: none; padding: 0px;">
<li style="margin-bottom: 0.1em;">Boşlukta düz bir doğrultuda yayılırlar.</li>
<li style="margin-bottom: 0.1em;">Hızları ışık hızına (yaklaşık 300.000 km/sn) eşittir.</li>
<li style="margin-bottom: 0.1em;">Geçtikleri ortama; frekanslarıyla doğru orantılı, dalga boylarıyla ters orantılı olmak üzere enerji aktarırlar</li>
<li style="margin-bottom: 0.1em;">Enerjileri; maddeyi geçerken, yutulma ve saçılma nedeniyle azalır, boşlukta ise uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır.</li>
</ol>
<p><strong><em>Hız</em></strong>; <strong><em>dalga boyu</em></strong> (λ) ile <strong><em><span style="color: #000000;">frekans</span></em></strong>ın (f) çarpımına eşittir.</p>
<p>Elekromanyetik radyasyonların hızları, ışık hızına eşittir. Bu nedenle formül &#8220;c&#8221; (ışık hızı) ile gösterilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="tex aligncenter" src="http://upload.wikimedia.org/math/3/4/c/34cd206df5c45ecc8f92897529367b67.png" alt="c=\lambda\ *f \," width="88" height="22" /></p>
<p>Işığın yayılım alanına dikey birim alandan birim sürede geçen enerji miktarına ışık şiddeti adı verilir ve bu nicelik uzaklıktan bağımsızdır. Nokta ışık kaynağından yayılan elektromanyetik radyasyonların enerjileri, uzaklığın karesi ile azalır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="tex aligncenter" src="http://upload.wikimedia.org/math/8/e/b/8ebaef3d070ecc67c9828a8736271c86.png" alt="I1/I2=(d1/d2)^2 \," width="150" height="25" /></p>
<p>Bu formüle göre ışık kaynağına 2x uzaklıkta ışığın aydınlanma şiddeti, x uzaklığına göre 4 kat azalır.<br />
Foton ışık hızı ile hareket ederler ve enerjileri frekensları ile doğru orantılıdır. Enerjileri;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="tex aligncenter" src="http://upload.wikimedia.org/math/1/3/1/131cccbf9b6d4922541420e5461484bb.png" alt="E=h*f \," width="88" height="22" /></p>
<p>denklemiyle gösterilebilir. Burada E; fotonun enerjisi, h; Planck sabiti (4,13&#215;10-18 keVsn), f; frekası gösterir. Bu denklem daha önce verilen c = λ x f denklemiyle birleştirilirse,</p>
<p style="text-align: center;"><img class="tex aligncenter" src="http://upload.wikimedia.org/math/5/f/7/5f7eb711aaeaf283ebee4d0f539108d9.png" alt="E=h*c/\lambda\  \Longrightarrow \ 12.4/\lambda\  " width="220" height="23" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p>denklemi elde olunur.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Felektromanyetik-dalga-ilerleyisi%2F&amp;linkname=Elektromanyetik%20Dalga%20%C4%B0lerleyi%C5%9Fi">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/elektromanyetik-dalga-ilerleyisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YGS Başvuru Tarihi 18 Ocak&#8217;a Alındı</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/ygs-basvuru-tarihi-18-ocaka-alindi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/ygs-basvuru-tarihi-18-ocaka-alindi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 15:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[YGS LYS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=691</guid>
		<description><![CDATA[YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında YÖK’te gerçekleştirilen toplantıda YGS kılavuzu görüşülerek onaylandı. YÖK Genel Kurulu toplantısında, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvuru tarihi 11 Ocak’tan ileri tarihe alınarak 18 Ocak ve 12 Şubat 2010 arası olarak belirlendi. Toplantının ardından yapılan açıklamaya göre Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) başvuru tarihi de 5-14 Mayıs 2010 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında YÖK’te gerçekleştirilen toplantıda YGS kılavuzu görüşülerek onaylandı. YÖK Genel Kurulu toplantısında, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvuru tarihi 11 Ocak’tan ileri tarihe alınarak 18 Ocak ve 12 Şubat 2010 arası olarak belirlendi. Toplantının ardından yapılan açıklamaya göre Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) başvuru tarihi de 5-14 Mayıs 2010 olarak belirlendi. Sınav tarihlerinde ise değişiklik yapılmadı. Buna göre, YGS 11 Nisan 2010’da, LYS 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010’da gerçekleştirilecek.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fygs-basvuru-tarihi-18-ocaka-alindi%2F&amp;linkname=YGS%20Ba%C5%9Fvuru%20Tarihi%2018%20Ocak%26%238217%3Ba%20Al%C4%B1nd%C4%B1">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/ygs-basvuru-tarihi-18-ocaka-alindi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Walter LEWİN: Fizik Nasıl Anlatılır?</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 15:02:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[basit harmonik hareket]]></category>
		<category><![CDATA[basit sarkaç]]></category>
		<category><![CDATA[fizik anlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[fizik nasıl anlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[fizik öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[fizikci]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite fizik]]></category>
		<category><![CDATA[valter lewin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Fizik nasıl anlatılır? sorusunun cevabını bulmak için MIT Profesörlerinden Walter LEWİN&#8216;in derslerini izlemek yeterlidir. Şimdi izleyeseğiniz video W.LEWİN&#8216;in derslerinden alıntılar içeren bir tanıtım videosudur. Fizik konularını anlamak için yaşamak, tecrübe etmek gerekir.  Öğrenilen bilginin kalıcı olması için yaşantı önemli bir rol oynar. Günümüz eğitim sistemi içerisinde rehber bir öğretmen eşliğinde fiziği öğrenciye yaşatmak imkansız denecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><blockquote><p>Fizik nasıl anlatılır? sorusunun cevabını bulmak için MIT Profesörlerinden <strong>Walter LEWİN</strong>&#8216;in derslerini izlemek yeterlidir.</p></blockquote>
<p>Şimdi izleyeseğiniz video <strong>W.LEWİN</strong>&#8216;in derslerinden alıntılar içeren bir tanıtım videosudur.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/7Zc9Nuoe2Ow&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="405" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/7Zc9Nuoe2Ow&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Fizik</strong> konularını anlamak için yaşamak, tecrübe etmek gerekir.  Öğrenilen bilginin kalıcı olması için yaşantı önemli bir rol oynar. Günümüz eğitim sistemi içerisinde rehber bir öğretmen eşliğinde <strong>fiziği öğrenciye yaşatmak</strong> imkansız denecek kadar zordur.  Gerekli koşullar sağlanmadığı sürece bu böyle devam edecek. Bu durumda öğretmen ön plana çıkmakta ve öğretmen merkezli bir eğitim gerçekleştirilmektedir.</p>
<p><strong>Öğretmen merkezli</strong> öğretimde öğretmen başrol oyuncusu olmaktadır. Öğretmenin konuyu kavratabilmesi için başvuracağı en iyi yöntem öğrencinin konu ile ilgili <strong>geçmiş yaşam deneyimleri</strong>ni sorularla yoklamak, ortaya çıkarmak, hatırlamasını sağlayarak konu ile ilişkilendirmesini sağlamak olacaktır.  Konu bir nebzede olsa soyuttan somuta çevrilebilecektir. Bu durumun kontrolü şüphesiz yine öğretmenin elindedir. Öğrencinin geçmiş yaşam deneyimlerine güvenmek her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Bazen öğrenci konu ile yaşantısı arasında yanlış ilişki kurabilir, konu yanlış anlaşılabilir. Öğrenilen bu yanlış bilgiyi sonrasında ancak öğrenciye deneyler yaptırarak düzelte biliriz.  Evet başa döndük! Güzel. <img src='http://blog.fatihokmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yanlış bilgiyi düzeltmek konusunda kimi zaman sıkıntılar yaşamışımdır. Birebir çalıştığım öğrencilerimden konu içerisinde yanlış öğrendiği bir bilgiyi düzeltmeye çalışırken öğrencinin bu değişikliğe direndiğini gözlemliyorum. Öğrenci kendince haklı. Çünkü edindiği bilgiyi yine bir başka öğretmenden aldı.  Deneysel olarak öğrense bilgi doğru öğrenilecek, isteseniz de o bilgiyi bir daha değiştiremeyeceksiniz. Doğru bilgiyi değiştirmek yerine atomu parçalamak daha kolay olacaktır.</p>
<p>Yanlış , eksik öğrenmelere fırsat vermemek için deneysel olarak gerçekleştirilen öğrenme ön plana çıkıyor. En verimli olanıda ders esnasında deneylerin hemen ve kısa sürede gerçekleştirilmesi olur ki bu dersi daha da eğlenceli bir hale getirir. Bu işi en iyi yapan kişi ise <strong>MIT Profesörü Walter LEWİN</strong>&#8216;dir.</p>
<p>Fizik Profesörü <strong>Walter LEWİN</strong>, <strong>MIT</strong>&#8216;de anlattığı dersleri internetüzerinden izleyebilirsiniz. Bu dersler üniversite <strong>temel fizik</strong> dersi alan öğrencileri ve ingilizcesi yeterli seviyede olan <strong>lise öğrenci</strong>leri için yararalı olabilecek bir başucu kaynağıdır.</p>
<p>Üstadın en beğendiğim dersiden bir parça aşağıdaki videodadır. Fizik mi anlatıyor gösterimi yapıyor belli değil. Öğrenciyi ne kadar güldürdüğüne dikkat edin. Fizik sıkıcı mı? bir daha düşünün!!&#8217;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/P4XZ-hMHNuc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="405" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/P4XZ-hMHNuc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01&amp;border=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Prof. Walter LEWİN&#8217;in tüm derslerine kendis sayfasından</p>
<p><a href="http://ocw.mit.edu/OcwWeb/Physics/8-03Fall-2004/VideoLectures/index.htm">http://ocw.mit.edu/OcwWeb/Physics/8-03Fall-2004/VideoLectures/index.htm</a></p>
<p>veya videolectures.com adresinden ulaşabilirsiniz. Google&#8217;a Walter LEWİN yazmanızda sizi binlerce sonuca götürecektir.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Ffizik-nasil-anlatilir-walter-lewin%2F&amp;linkname=Walter%20LEW%C4%B0N%3A%20Fizik%20Nas%C4%B1l%20Anlat%C4%B1l%C4%B1r%3F">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/fizik-nasil-anlatilir-walter-lewin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıfırın tarihine yolculuk</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/sifirin-tarihine-yolculuk/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/sifirin-tarihine-yolculuk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 04:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fatih kmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin (sembolün) bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara (hanelere) yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak (hane) birçok yanlış anlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin (sembolün) bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara (hanelere) yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak (hane) birçok yanlış anlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermek mümkünse de, anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-681 aligncenter" title="sıfır rakamı" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/12/sıfır-rakamı.jpg" alt="sıfır rakamı" width="600" height="400" /></p>
<p style="text-align: left;">Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde ve kim tarafından ortaya konulmuş (kullanılmış) olduğunda, kaynaklar hemfikir değildi. Bununla beraber, Eski Hintliler&#8217;de, milattan sonra 632 yılından itibaren sıfır için özel bir işaretin kullanılmış olduğunu, zamanımıza kadar intikal eden belgeler göstermektedir.</p>
<p>Sıfır için, ayrı bir özel işaretin bulunuşu ve basamak fikrinin ustaca kullanılışı, onluk sistemi (decimal), sadece matematiğin değil, ilim dünyasının, en elverişli sistemlerinden biri yapmıştır. Onluk sistemin bu hali için, Fransız matematikçi Pierre Siman Laplace (1749-1827), bu konuda &#8220;Dünyanın en faydalı sistemlerinden biridir.&#8221; demektedir.</p>
<h2>ESKİ HİNT MEDENİYETLERİNDE SIFIR</h2>
<p>Romalı ve Çinlilerin eksine, Eski Hint alimleri, aritmetik işlemleri, özel bir harf ve işaret belirtmeden, sadece 1 den 9 a kadar olan rakamlardan istifade ederek yazarlardı. Rakamla, hesap yapmanın tek örneği olan, bu pozisyonun tespiti ve yazılması merhalesine ulaşanlar, sadece Eski Hintliler ve Mayalardı.</p>
<p>Kaynaklar; Hindistan&#8217;dan, 300 yıl kadar önce, sayı işaretinin, rakam şekline dönüşmeye başladığını belirtmekte. Hintliler, en geç, 6. yüzyıla doğru, belki de biraz daha önceki tarihlerde, aritmetik işlemlerde, sadece 1 den 9 a kadar devam eden dokuz ayrı rakam halinde kaldılar. Böylece, hesap işlerinde, sağdan sola doğru çoğalan (yükselen) rakamlar, ilk olarak ortaya çıktı (görüldü). Bu rakamlar, hemen hemen 622 yılından itibaren Hindistan dışında da tanınmaya başladı. Fırat&#8217;ta bir okul müdürü, aynı zamanda da manastır idarecisi olarak çalışan Suriyeli alim Sevarus Sabokht : &#8220;Bilinen bütün usullere üstün olan, Hint hesabının, yani dokuz ayrı rakamın (işaretin) maharetli usulünden bahseder&#8221; Bu durum, Hint rakamlarının mahzar olduğu ilk taktirdir. S. Sabokht, bu dokuz ayrı rakamlarla, yeni bir usul dahilinde hesap yapabildi.</p>
<p>Ancak; bu dokuz ayrı rakam, bazı sayıları ifade etmeye yeterli gelmiyordu. Çünkü; üç bin yedi yüz elli dört olan bir sayıyı 3754 şeklinde belirtmek mümkündür. Değeri üç yüz sekiz olan bir sayının da, 38 şeklinde meydana çıkmaması için, noksan (boş) kalan onlar basamağına (hanesine) değişik bir işaretlemenin yapılması zorunludur. Noksan (boş) kalan, basamağı (haneyi) işaretleyip, belirtmek için &#8220;boşluğu&#8221; şekillendirmek, anlamlandırmak zorundaydılar. Noktayı &#8220;sunya&#8221; veya &#8220;sunyabinde&#8221; , boşluk veya içi boş yuvarlağı da &#8220;kha&#8221; kelimesi ile adlandıran Hint alimleri, boş kalan basamağa (haneye), sembol olarak &#8220;daire&#8221; veya &#8220;nokta&#8221; şeklinde yeni bir sembol verdiler.</p>
<p>Düşünce tarihin en önemli olaylarından biri sayılan, bu sayı yazısına, son mükemmeliyeti Hintliler&#8217;in vermiş olduğu ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>O halde, menşe itibariyle, sadece, basamak sistemi içinde, noksan basamağa (haneye) gerekli işaret olarak başvurulan bu sembol, yani bugünkü ifadeyle &#8220;sıfır&#8221; rakamı, derhal müstakil bir sayı şeklinde, ilk olarak Hint hesabında ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu sayı işareti, yani &#8220;0&#8243; (sıfır) veya &#8220;.&#8221; (nokta) anlamındaki işaret, miladın 400. yılında, ilk defa Hint yazılı eserleri içinde görülmeye taşlar. Hint Dünyası&#8217;nın, ünlü matematikçi ve astronomu Brahmagupta (598-660) , 632 yılında yazdığı, astronomi konuları ile ilgili Siddhanta adlı eserinde, dokuz ayrı sayı işareti ve sıfır ile birlikte hesap yapmaya dair kaideleri göstermiştir.</p>
<h2>TÜRK-İSLAM DÜNYASINDA SIFIR</h2>
<p>773 yılında, Kankah isimli Hintli bir astronom, Halife el-Mansur&#8217;un (754-775), Bağdat&#8217;taki sarayına gelir. Zamanın ünlü İslam alimi İbn&#8217;ül Adami, astronomi cetvelleri ile ilgili eserinde, ilim tarihi için önemli olan bu olayı, &#8220;İnci Gerdanlık&#8221; başlığı altında şöyle açıklar;</p>
<p>&#8220;Hicretin 156. (773) yılında, Hintli bir alim elinde bir kitapla, Halife el-Mansur&#8217;un huzuruna çıkar. Kardağa&#8217;ların Kral Figar adına istinsah ettikleri bir kitabı, Halifeye sunar. El-Mansur, bu eseri, hemen Arapça&#8217;ya çevrilmesini ve gezegenlerin hareketleri ile ilgili bir eser yazılmasını emreder&#8230; Bu görevi, Muhammed bin İbrahim el-Fezari üzerine alarak &#8216;Astronomlar Nazarında Büyük Sinhind&#8217; adlı bir eser yazar. Bu eserin etkinliği, halife el-Memun zamanına kadar sürer. Eseri, Muhammed bin Musa el Harezmi, astronomlar için yeniden hazırlar (yazar). Sinhind Metodunu uygulayan astronomlar, eseri çok beğenirler ve konusunun süratle yaygınlaşmasını sağlarlar.&#8221;</p>
<p>Hintli alimin, beraberinde Bağdat&#8217;a getirdiği ve onunla, önce Halife el-Mansur&#8217;un ilgisini çektiği kitap, gerçekte Brahmagupta&#8217;nın Siddhanta adlı eserinden başka bir eser değildi. Sinhint adıyla Arapçaya çevrilen bu eser, zamanın halife ve alimleri arasında, hemen ilgi görüp süratle yayıldı.</p>
<p>Harezmi tarafından yeniden hazırlanan söz konusu eser, İngiliz tercüman Baht&#8217;lı Adelhard tarafından, zamanın ilim dili olan Latinceye tercüme edildi ve Batılı alimlerin istifadesine sunuldu. Bu tercüme kitap; Hint sayılarını açıklayan, Hint hesabını, sayı yazısını, toplama ve çıkarma, ikiye bölme, iki misli artırma, çoğaltma ve bölme ile kesir hesabını öğreten Hesap Sanatına Dair adlı ikinci eserdir.</p>
<p>Bu Latince tercüme eser, önceleri İspanya&#8217;ya gelir ve 12. yüzyıl başlarında, Orta Avrupa&#8217;ya geçerek yaygınlaşır.</p>
<p>Hint alimleri, daire şeklinde gösterdikleri ve bugünkü ifadeyle &#8220;0&#8243; (sıfır) olarak adlandırılan kelime için, bir şeyin hiçliği ve boşluğu anlamını ifade eden &#8220;sunya&#8221; adını vermişlerdir.</p>
<p>İslam alimleri (Araplar) da bu işareti ve anlamını öğrenince; Arapçada boşluk anlamına gelen &#8220;es-sıfır&#8221; adını vermişlerdir.</p>
<p>Leonardo, es-sıfır kelimesini Latince&#8217;ye tercüme ederek Latince metinlerde cephrum şeklinde Latince&#8217;leştirdi.</p>
<p>Daha sonraki yıllarda, Avrupa&#8217;nın değişik memleketlerinde, değişik yazım (imla) şekilleri kazanmıştır. Bunlardan :</p>
<p>Leonardo&#8217;nun eserine istinaden, önce zefero, daha sonra da zero yazım şeklini aldı ( Livra kelimesinin zamanla lira yazım şeklini alması gibi.)</p>
<p>Fransa&#8217;da ise; gizli işaret anlamına gelen chiffre şeklinde adlandırılan cephirum kelimesi, chiffer = hesap yapmak şeklini alarak, yaygınlaşmaya devam etti.</p>
<p>Batı&#8217;da, İtalyanca aynı anlama gelen, zero kelimesinin kabülü sonucu, bu kelimenin iki ayrı anlamı sebebiyle İngiltere&#8217;de cipher ve zero şeklini aldı.</p>
<p>Almanya&#8217;da da, ziffer yazım şeklini aldı. 14. yüzyıldan sonraki yıllarda da ziffern yazım şeklinde kullanılmaya başlandı.</p>
<p>Saverus Sabokht, Brahmagupta ve Harezmi isimleri, Arap rakamlarının, Batı&#8217;da görülmesinde birbirini takip eden üç isim olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Batı literatüründe &#8220;Arap Rakamları&#8221; olarak bilinen, İslam Dünyası rakamlarının, sıfır &#8220;0&#8243; dahil olmak üzere, on ayrı şeklini Batı&#8217;ya ilk defa öğreten, papalık tahtının şair ve matematikçisi Gerbert olmuştur. Gerbert&#8217;in etkisi tam sekiz yüz yıl devam etmiştir.</p>
<p>Gerbert, öğrenimini Aurlillac Klisesinde tamamlamıştır. Burada edindiği bilgiler sonucu, birçok matematikçinin dikkatini çekti. Sonuçta da, matematik araştırmalarını hızlandırdı. İstinsah faaliyetlerini çoğalttı. Gerbert, hakkında değişik rivayetler vardır. Bu rivayetler hakkında, geniş bilgi, müsteşrik Sigrid Hunke tarafından hazırlanan İslam&#8217;ın Güneşi Avrupa&#8217;nın üzerinde eserde bulunmaktadır. Bu rivayetlerden birisi şudur :</p>
<p>Gerbert, sıfır kavramını bilmiyordu. Mesela 1002 sayısında sıfır 0lmayınca, yazılanların anlaşılması mümkün değildi. Gerbert ve öğrencileri, sıfır hakkında, herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarından, yapılanların manasını kavrayamadıkları anlaşılmakta. Gerbert, sayı yazısını, Batı Arapları&#8217;ndan getirir. Araplardan, İspanya seyahati sırasında öğrendiği sanılmaktadır.</p>
<p>Gençliğinde itibaren, Hindistan&#8217;ın bir ucundan öbür ucuna yaptığı bir çok seyahatlerle, Hint dilini ve ilmini tam anlamıyla Öğrenen Gertert&#8217;in çağdaşı olan Beyruni&#8217;den o sıralarda, Hindistan&#8217;da yazılmış harf şekillerinin ve ilk rakam şekillerinin diğer memlekete geçince, değiştiğini öğreniyoruz, Beyrurıi, Araplar&#8217;ın, Hintliler&#8217;den en elverişli rakamları aldıklarını açıklar. Araplann birbirinden farklılık gösteren iki çeşit , Hint sayı yazısını kullandıklarını, Harezmi de açıklar.</p>
<p>Harezmi tarafından, 830 yılında yazılan eserin ilk kopyaları, Viyana Saray Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu elyazmaları (manüskri), 1143 tarihini taşımaktadır. Salen Manastırı&#8217;nda bulunan ikinci bir kopya ise, bugün Heilderburg&#8217;ta muhafaza edilmektedir.</p>
<p>Avrupa, ilim dünyasında sunulan bu önemli belge ile, Araplar&#8217;ın, önce birler basamağından başlayarak, rakamları sağdan sola doğru yazıp okuduklarını, bu eserden öğrenir. Harezmi&#8217;ye ait bu eserde; toplama ve çıkarma işlemlerine ait örnekler görülmektedir.</p>
<p>Latince tercümesinde, bugünkü yazım şekline göre, &#8220;0&#8243; (sıfır) a ait bir örnek Şöyledir :</p>
<p>38-18=20</p>
<p>&#8220;Sekiz diğer sekizden çıkınca, geriye bir şey kalmaz. Bu takdirde, boş kalmaması için, bir dairecik koy. Dairecik, boş hanenin yerine geçmek zorundadır. Eğer bu hane boş kalırsa, diğer haneleri de tahdit edilmiş olurlar. Artık ikinci hane, birinci hanenin yerini tutar. Yani; ikinci hane, birinci haneden başka bir şey değildir.&#8221;</p>
<p>Bugünkü bilgilerimize göre basit gibi görünen, ancak zamanın matematik görüşü olarak son derece önemli olan bu açıklamanın böyle olması düşünüldüğünde, Harezmi&#8217;nin görüşü olan açıklamanın önemi kendiliğinden ortaya çıkar. Şöyle ki; sıfır, ilk basamağın aksine, sola konsaydı, &#8220;02&#8243; gibi bir sayı elde edilir ki, ikinin solundaki sıfır sonucu değiştirdiğinden, Harezmi&#8217;nin matematik görüşünün zamanı matematik bilgileri karşısındaki önemi açık olarak ortaya çıkar.</p>
<p>Brahmagupta&#8217;nın ,Siddahta adlı eseri, 776 yılında, Saverus&#8217;tan 114 yıl sonra, Arapça&#8217;ya çevrilen bir eserinin içinde yer almıştır. Gerbert&#8217;ten yüz yıl sonra, Harezmi&#8217;nin Latince tercümesi, Orta İspanya yoluyla Batı&#8217;ya ulaşır.</p>
<p>Bu tarihlerde, &#8220;Arap Sayı Yazısının&#8221;, ilim dünyasındaki zaferine çığır açan başka bir şahıs ile karşılaşıyoruz.</p>
<p>Pizza&#8217;lı Leonardo (1180~ ?) ; matematik bilgisinin, esaslarını bizzat, ilk kaynaklarından, yani Mısır&#8217;a yaptığı uzun süreli seyahatler sonucu elde etmiştir. Elde ettiği bilgileri de, Batı&#8217;ya öğretmiştir. Leonardo&#8217;nun babası, Cezayir sahillerinde ticaret işleri ile meşgul idi. İslam medeniyetinin etkinliğini gören, baba Leonardo, oğlunu yetiştirmek için yanına çağırır. Oğlu Leonardo Hint, yani Arap (İslam) rakamları ile hesap yapmaya hayran kalır. Hint hesap sistemlerinin, her türlü uygulamasını öğrenir. Bu arada, İskenderiye ve Şam kütüphanelerinde, eline geçirebildiği ilmi değeri olan eserleri de toplayıp, Avrupa&#8217;ya götürdüğü tarihi bir gerçek olarak bilinmektedir.</p>
<p>Oğul Leonardo, İslam (Arap) hesap öğretmenlerinden, öğrendiği bütün bilgileri sıfır rakamı dahil olmak üzere, çevresindekilere, uygulamaları ile birlikte öğretir. Oğul Leonardo&#8217;nun bu öğretisi sırasında konu ettiği rakamlar, bugünkü gösterim şekliyle şöyledir;</p>
<p>Bu rakamlar, Arapçada &#8220;sıfır&#8221; adı verilen &#8220;.&#8221; işareti ile her türlü hesabın yapılabildiğini açıklar.</p>
<p>Matematikte; bugün Türkçe&#8217;mizde gösterim şekli olan, &#8220;0&#8243; (sıfır), Arapça&#8217;da gösterim şekli olan &#8220;.&#8221; (sıfır) sembolü ile, Türkçe yazım §ekli olan &#8220;sıfırı&#8221; ve aynı anlama gelen, diğer Batı dillerinde kullanılan ve &#8220;rakam&#8221; ve &#8220;yazım&#8221; şekillerinin tarihi gelişimleri, ayrıntılı olarak incelemeye değer bir konudur.</p>
<h2>SIFIRIN TARİHİ KRONOLOJİSİ</h2>
<p>M.Ö. 3000 yılları : Eski Mısırlılar, onluk sistemi bilmediklerinden, sıfır anlamını ifade eden bir sembol (işaret) kullanmamışlardır.</p>
<p>M.Ö. 700-500 yılları : Mezopotamyalılar, sadece astronomi metinlerinde, sıfır anlamına gelecek, özel bir işareti sürekli olarak kullanmışlardır.</p>
<p>M.S. 2. yüzyıl : Eski Yunan&#8217;da, Batlamyos&#8217;un astronomi metinlerinde, Yunan alfabesinde görülen, içi boş anlamını ifade eden &#8220;0&#8243; şeklinde bir harf kullanmışlardır. Ancak, matematiklerinde, bu harfi (işareti) kullanmadıklarını, kaynaklar açık olarak belirtmektedir.</p>
<p>M.S. 400 yılları : Eski Hint Dünyasında, ilk defa, bugünkü ifadeyle sıfır anlamına gelen, &#8220;0&#8243; ve &#8220;.&#8221; şeklinde işaret (sembol) görülmeye başlamıştır.</p>
<p>M.S. 632 : Eski Hint alimi Brahmagupta&#8217;nın astronomi ile ilgili olan Siddhanta adlı eserinde, dokuz ayrı ve sıfır rakamı ile hesap yapmayı gösteren kaideler belirtilmiştir.</p>
<p>M.S. 830 : İslam Dünyasının önde gelen matematik alimi Harezmi tarafından, dokuz ayrı rakam dahil sıfır rakamı ile birlikte aritmetik işlemlerin nasıl yapılacağı açık olarak gösterilmiştir.</p>
<p>M.S. 1100 yılları : Avrupa matematik dünyasında, yaygın olarak kullanılmaya başlar.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fsifirin-tarihine-yolculuk%2F&amp;linkname=S%C4%B1f%C4%B1r%C4%B1n%20tarihine%20yolculuk">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/sifirin-tarihine-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Werner Karl HEİSENBERG (1901-1976)</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/werner-karl-heisenberg/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/werner-karl-heisenberg/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 03:28:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[Max Born]]></category>
		<category><![CDATA[max planck]]></category>
		<category><![CDATA[Plasma fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Quantum Mekanik Teory]]></category>
		<category><![CDATA[Werner Karl HEİSENBERG]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Werner Heisenberg 5 aralık 1901de Würzburgda doğdu. Doktor August Heisenberg ve Annie Weckleinin oğullarıydı. Babası sonra Munih Universitesi nde orta ve modern Yunan dilleri Profesörü oldu. Belki de babasının bu görevinden etkilenerek, Japon fizikci Yukawanın keşfettiği ve mesotron adını verdiği parçacığı o yunancadaki “meson” diye adlandırdı. Heisenberg 1920de Munih Universitesinde Sommerfeld, Wien, Pringsheim, ve Rosenthalin yanında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="post_image_link" href="http://blog.fatihokmen.com/werner-karl-heisenberg/" title="Permanent link to Werner Karl HEİSENBERG (1901-1976)"><img class="post_image alignnone remove_bottom_margin" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/10/heisenberg_14.jpeg" width="420" height="326" alt="Werner Karl HEİSENBERG" /></a>
</p><p><img class="size-full wp-image-619 alignnone" title="heisenberg" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/10/heisenberg_14.jpeg" alt="heisenberg" width="420" height="326" /></p>
<p>Werner Heisenberg 5 aralık 1901de Würzburgda doğdu. Doktor August Heisenberg ve Annie Weckleinin oğullarıydı.</p>
<p>Babası sonra Munih Universitesi nde orta ve modern Yunan dilleri Profesörü oldu. Belki de babasının bu görevinden etkilenerek, Japon fizikci Yukawanın keşfettiği ve mesotron adını verdiği parçacığı o yunancadaki “meson” diye adlandırdı.</p>
<p>Heisenberg 1920de Munih Universitesinde Sommerfeld, Wien, Pringsheim, ve Rosenthalin yanında fizik okumaya gitti. 19221923 kışında Göttingen Universitesinde Max Born ,Frank ve Hilbert in yanına fizik çalışmaya gitti. 1923te Munih Universitesinden doktorasını aldı. Ve Max Bornun assitanı aldu. 1924 den 1925e kadar Niels Bohrla beraber Copenhagen Universitesi nde çalıştı. 1925 yazında Göttingene geri döndü. 1926da tekrar <strong>Niels Bohr</strong>un yanında teorik fizik dersi vermek üzere Copenhagen Universitesine atandı. 1927de henüz 27 yaşındayken <strong>Leipzig Universite si teorik fizik profesörü</strong> oldu. 1929 yılında ders vermek için Amerika , Japonya ve Hindistanı dolaştı.1941de Berlin Universitesine fizik profesörü olarak atandı ve Kaiser Wilhelm fizik enstütüsünün direktörlüğüne getirildi. Ikinci dünya savaşı sonunda o ve diğer Alman fizikciler, Amerikan birlikleri tarafından tutuklanıp Ingiltereye gönderildiler. Fakat Heisenberg 1946da Almanyaya geri döndü. Burada Göttigen Fizik Enstütüsünü arkadaşları ile birlikte yeniden düzenledi. Bu enstütünün adı daha sonra Max Plack Enstütü sü olarak değiştirildi.</p>
<p>Heisenberg, 1948de Cambridgede ders vermek amacıyla bir kaç ay kaldı. 1950 ve 1954de iki defa Amerikadan ders vermek için tekl aldı. 1955-56 kışında Iskoçya St. Andrews Universitesinde dersler verdi, daha sonra bu dersleri bir kitap olarak yayımladı.<br />
Heisenberg, 1955 yılı boyunca Max Planck Enstütüsünden ayrılması için kisine karşı çalışanlarla uğraştı. Bu arada o hala enstütünün direktörüydü. Bunun için Münihe gitti. ve 1958de Munih Universitesine Profesör olarak atandı. Ondan sonra enstütünün adı Max Planck fizik ve Astrofizik enstütüsü oldu.</p>
<p>Heisenberg ismi hep 1925te yayımlanan <strong>Quantum Mekanik Teory</strong> ile anılır. Bu teori ve özellikle teorinin hidrojenin özdeş formlarının keşfiyle iligili uygulama alanları yüzünden 1932de Nobel fizik ödülü aldı. Onun teorisi atom tarafından yayılan radyasyonun gözlemlenmesi temeline dayanır.</p>
<p>Teoriye göre, belirli bir zamanda bir elektronun yerini yada (Niels Bohrun öngördüğü üzere) gezegenlerin yörüngesi gibi elektronların yörüngesini tesbit edemeyiz. Pozisyon, hız gibi mekanik değerler sayılar yerine matrices adını verdiği soyut matematiksel yapılarla tanımlanmalıdır. Daha sonra Heisenberg bu teoriyi matrix denklemleriyle formüle etti. Hareketli bir parçacığın momentum ve hızının hesaplanması; quantum sabiti h ile, ölçülecek değerin çarpımlarından daha küçük olmayacak biçimde belirsizlik taşır kuralını içeren belirsizlik ilkesi(<strong>Uncertainty Principle</strong>)ni ortaya attı. Bu belirsizlik insan için ihmal edilebilirsede atom düzeyinde gözardı edilemez.</p>
<p>1957den sonra Heisenberg Plasma fizik, thermonuclear süreç problemleri ve Genovadaki uluslararası Atomik Fizik Enstütüsüyle sıkı işbirliğinde çalıştı. Birkaç yıl bu enstütünün bilimsel politik komitesine başkanlık etti ve daha sonra üyesi olarak kaldı.</p>
<p>1953te Alexander von Humboldt vakfının başkanı olduğunda yurtdışından bilim adamlarını davet edip Almanyada çalışmaları için uğraş verdi. 1953ten sonra teorik çalışmaları; ona göre temel parçacıkların fiziğini anlamada anahtar olan,Birleşik Alanlar Teorisi üzerine yoğunlaştı.<br />
Hobilerinden biri klasik müzükti. Seçkin bir piyanistti. 1937de Elisabeth Schumacher ile evli. 7 çocukları oldu ve şimdi onlar Munihte yaşamktalar. Heisenberg 1976da öldü.</p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Fwerner-karl-heisenberg%2F&amp;linkname=Werner%20Karl%20HE%C4%B0SENBERG%20%281901-1976%29">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/werner-karl-heisenberg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tesla Bobini ve Faraday Kafesi</title>
		<link>http://blog.fatihokmen.com/tesla-bobini-ve-faraday-kafesi/</link>
		<comments>http://blog.fatihokmen.com/tesla-bobini-ve-faraday-kafesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 17:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik boşalması]]></category>
		<category><![CDATA[faraday]]></category>
		<category><![CDATA[faraday kafesi]]></category>
		<category><![CDATA[tesla]]></category>
		<category><![CDATA[tesla bobini]]></category>
		<category><![CDATA[toroid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.fatihokmen.com/?p=633</guid>
		<description><![CDATA[Tesla bobini: bu sistemde toroid yüksek frekansta yüksek gerilime çıkarılmakta bu ise havada boşalıma neden olmaktadır. Şekilde görülen resim böyle bir Tesla Bobininden boşalan elektronların havadaki oluşturduğu boşalım ışınımıdır. Tesla Bobine eğlenceli ve yaratıcı bir yaklaşım Faraday Kafesi: İletken teller ile ağ biçiminde kaplanmış ve topraklanmış her kafesle bu koruma gerçekleştirilebilir. Ağ gözü sıklığı ve topraklama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><strong>Tesla bobini:</strong> bu sistemde <a href="http://images.google.com.tr/images?hl=tr&amp;safe=off&amp;rlz=1C1GGLS_trTR340TR340&amp;um=1&amp;newwindow=1&amp;sa=3&amp;q=toroid&amp;btnG=G%C3%B6rselleri+ara" target="_blank">toroid</a> yüksek frekansta yüksek gerilime çıkarılmakta bu ise havada boşalıma neden olmaktadır. Şekilde görülen resim böyle bir Tesla Bobininden boşalan elektronların havadaki oluşturduğu boşalım ışınımıdır.<br />
<a style="text-decoration: none;" href="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/11/tesla-bobini.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-634" title="tesla-bobini" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/11/tesla-bobini.jpg" alt="tesla-bobini" width="483" height="436" /></a></p>
<p>Tesla Bobine eğlenceli ve yaratıcı bir yaklaşım <img src='http://blog.fatihokmen.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div><object width="480" height="381" data="http://www.dailymotion.com/swf/x3qe49&amp;colors=special:00BCFF;" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x3qe49&amp;colors=special:00BCFF;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object><strong><br />
</strong><em></em></div>
<p><strong>Faraday Kafesi:</strong> İletken teller ile ağ biçiminde kaplanmış ve topraklanmış her kafesle bu koruma gerçekleştirilebilir. Ağ gözü sıklığı ve topraklama kalitesi korumayı arttırır. Dışarıdaki elektrik alan içeri etki edemez, mesela yıldırımlar gibi statik elektrik boşalmaları iletkenlerden geçer ve içeri sıçramaz. Dış elektrik alanlar da içeri etki edemez. Kafes ağ gözü biçiminde yapılmış ise ağ gözlerinin ne kadar dar tutulursa o kadar iyi koruma sağlar ve benzer şekilde dış elektromanyetik alanları da dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya geçirmez. Daha dar ağ gözleri ile daha yüksek frekans elektromanyetik dalgalara karşı geçirmezlik sağlanabilir. Geniş ağ gözleri daha uzun dalga boylu (diğer bir deyişle daha düşük frekanslı) radyo dalgalarına karşı geçirmezlik sağlar. Kafesin işlerliği için iletkenlerin iyi <a title="Topraklama" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Topraklama">topraklanmış</a> olması gerekir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-640" title="faraday-kafesi-3" src="http://blog.fatihokmen.com/wp-content/uploads/2009/11/faraday-kafesi-3.jpg" alt="faraday-kafesi-3" width="463" height="503" /></p>
<a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save?linkurl=http%3A%2F%2Fblog.fatihokmen.com%2Ftesla-bobini-ve-faraday-kafesi%2F&amp;linkname=Tesla%20Bobini%20ve%20Faraday%20Kafesi">Paylaş/Bookmark</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.fatihokmen.com/tesla-bobini-ve-faraday-kafesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
