Monthly Archive for Aralık 2007
Şu sınav sonucu bi açıklanmadı gitti. Cevap anahtarı çıkarsınlar diye erlere verdilerse yandık
Aslında çok kolay bu iş beni sabahlara kadar ayakta boş boş beklettiler ha açıklandı ha açıklancak diye oysa beni erken alsalar 2 gün askere ben çoktaaaann girmiştim bütün sınav sonuçlarını. Herkes paşa paşa 11 de birliğinde olurdu. Şimdi açıklayacaklar pazartesi günü zaten bayram yaklaşıyor. Yakın yer çıksa otobüs bileti bulamazsın uzak yer çıksa uçak bileti bulamazsın yandık yani.Kara deniz çıksa bana ne kebap olur eniştemin yanında giderim paşalar gibi. İlla geç gidip dayak atacaklar bize ondan sonra askeri mahkemeye sonrada doğruca disko. Haydaaa oldumu şimdi
Oysa ne kolay sitedeki sayfada 317 yi 319, Ağustosuda Aralık yapacaklar bitti gitti bu kadar bu iş .. Bu da mehtap sıkıştırması olsa gerek. Askere almadan sinir küpü yaptılar beni
Aday numaram 35484 bakan olursa haber versin.
Din Dersi Esnasında
- -Çocuklar, kıyamet cuma günü şafak vaktinde olacaktır.
- Ama hocam nereye göre şafak vakti? Bizde şafak vaktiyken diğer tarafta gece oluyor..
- Numaran kaçtı senin?
- Ne oldu ki hocam?
- Çok güzel soru sordun 5 vericem..Cevabını bende bilmiyorum. - Arapça bilenler el kaldırsın…(sadece 1 kişi el kaldırır…)
- Afferim kızım Ayşeeee… Siz niye bilmiyonuz? Nasıl dua ediyonuzzz?
- Hocam ben Türkçe dua ediyorum.
- Olmaazzz! Arapça edicen! Türkçe kabul olmaaazzz!
- Niye hocam, Allah Türkçe bilmiyo mu?
- Haaşaaaa! Sümmee haaaaşaaaa!!! - - Çocuklarım eğer Dünya Güneşe 1 cm. yakın olsaydı her yer erir, eğer 1 cm uzak olsaydı her taraf donar ve yaşayamazdık…. Allah´ın olduğunu bundan anlayabiliriz.
- Eee iyi de hocam Dünya Güneşe 18 ocakta yakınlaşır 21 Haziranda da uzaklaşır.. Hem de 1 cm değil yaklaşık 2 milyon kilometre… Eeee hiçbir şey olmuyor…
- İşte bu da Allah ´ın bir mucizesidir evladım… Otur.. Laubali, ukala… ‘Öğretmen - Öğrenci Diyalogları’ Okumaya Devam
Satrançı bana öğreten arkadaşın adıdır Cemil. Lise yıllarında kendisi sınıfın usta satrançılarından biriydi. Güzel oyunlar çıkartırdık kendisiyle. Bazen dersin ortasında kaçamak satranç oynardık bazende bütün öğle tatilini ve etütlerimizi satranç oynayarak geçirirdik. Kendisine çakal diye hitap ederdik. satranç oynarken yapmadığı çakallık kalmazdı. Oyunu bana eksik öğreterek nice yılar sonra bir çakallığı daha çıktı ortaya
Ulen Cemil ne adamsın yav. Cemile suç atmayalım şimdi eşşeklik bizde bide sen geçir kuralları gözden ne var yani…
Ne oldu Fatih neden bahsediyorsun diyeceksiniz. Şundan bahsediyorum. Önceki yazılarımdan birinde Battle Chees programıyla satranç oynadığımı ama oyunlardan birinde programın hile yaptığını savunuyordum. Öyle savunuyordum ki videosunu YouTuba ekleyerek programı rezil edeceğimi bile öne sürmüştüm. Ama nerden bileyim kendimi rezil edeceğimi. Hamle kurallar içerisinde varmışta biz bilmiyormuşuz. Programa 7.levela kadar 2 maç verdim sadece uyuzluk olsun diye hileye başvurduğunu düşünüyodum. Bilgisayar programıyla niye böyle monolog düşüncelere kapılıyosam artık :)..
Videoyu yayınlamadan önce hamlenin kurallar çerçevesinde olup olmadığını araştırdım ama araştırırken konu ile ilgili video bulma niyetinde olduğum için sonuç alamadım sanırım. Oysa ki kuralı açıklayan bigi Tübitak‘tan geldi. Yani burnumuzun dibindeymiş.
Neyse işi bilen bir arkadaş yazmış olduğum yazıya yorum yazarak bizi aydınlatmış oldu. Kendisine çok teşekkürler. Arkadaşın aydınlatmasından sonra videoyu YouTubedan Türkiye’yi rezil etmemek adına kaldırıcam. Adalet bakanlığı hakkımda suç duyurusunda bulunursada kaderime razıyım. Gidip kendim mi teslim olsam yada. Aralık bir den itibaren izinli askerim beni discoya görürüler sonra :). Önceki yazıyı rezilliğimi ört bas etmemek için kaldırmıyorum. Bu bana bir ders olsun. Ama bir şeyler öğrendiğime de sevindim. Geç te olsa.
Eğitim bölümünde formasyon aldığımız yıllarda günümüzün çoğunu projemizi tamamlamak, ders sunumunu hazırlamakla geçirdiğimiz için bill amcanın ofis uygulamalarına çok işimiz düşüyordu.
Tamamlayamadığımız sunumumuza okulda devam etmek istediğimizde ise fellik fellik ofis olan bir bilgisayar arıyorduk. Ama bulamıyorduk çünkü Marmara Üniversitesi‘nde okuyorduk. Üniversitemiz her işimize kolaylık getirmediği gibi bu işimize de kolaylık getirmesini doğal olarak beklemiyorduk. Şu an 2. bil.lab açılmış onda da her hangi bir ofis uygulaması bulamadım. Kütüphane bilgisayarlarında ki OpenOffice‘de kaldırılmış derken tam o sırada Google imdada yetişiyordu.
Google’ın Docs sitesinden bahsetmek istiyorum. Yeni bir sunum, excel veya word dosyası oluşturmak veya var olan bir dosyayı düzenlemek, yeniden tasarlamak istiyorsanız ve kullandığınız bilgisayarda herhangi bir ofis uygulamasının tozu bile yoksa Google Docs sizin için tam biçilmiş kaftan.
Hali hazırda bir Google kullanıcısı iseniz veya değilseniz üye olarak http://docs.google.com/ adresine giderek giriş yapabilirsiniz. Artık Google Docs sizin içinde hizmet vermeye başlamış demekti. Sonraki ulaşımlar için Google>Hesabım linki altında bulabilirsiniz.
Nasıl kullanıcaz peki?
Yeni bir döküman oluşturmak için New sekmesine tıklayın seçenekler açlacaktır.
- Word dosyası oluşturmak için Document
- Excel dosyası oluşturmak için SpreedShit
- Powerpoint dosyası oluşturmak için Presentation
araçları işinizi görecektir.
Var olan bir dosyayı düzenlemek içinse dosyanızı siteye çekmeniz gerekiyor.
- Upload sekmesine tıklayarak açılan sayfada browse butonu ile üzerinde işlem yapmak istediğiniz dosyayı bilgisayarınızdan bulun ve aç butonuna tıklayın.
- Sonra site içerisindeki upload file butonuna tıklayın.
- Yükleme tamamlanınca bir önceki sayfaya dosyanız yüklenmiş bir şekilde geri gönderileceksiniz.
İşleminiz bittiğinde uygulamayı kaydetmek için
- File sekmesine tıklayın
- Kayıt seçenekleri gözükecektir. Save linki ile dosyanızı aynı formatta kaydedebilirsiniz.
- Veya diğer formatlara dönüştürerek kaydedebilirsiz.
İşin şu kısmından bahsetmesek olmaz. Çevrim içi bir uygulama olduğu için Office te yaptığınız herşeyi yapamaya bilirsiniz. Örnek: Sunumlarınıza geçiş efekleri eklemek veya süre belirlemek gibi vs… Yinede Google’ın bize sunduğu en yararlı araçlardan biri. Tepe tepe kullanın.
Sınav yerine geldik. 2517 sıra numarası aldık. Henüz 1100 lerden alım yapıyorlar. Asker arkadaş saat 2 gibi burda ol dedi. Etrafta vakit geçirecek hiç bir yer yok. Tuzla merkez geldik mecbur. İşte böyle haber yazarak vakit doldurmaya çalışıyoruz. Dördüncümüz yokki okey atalım. Vakit geçmiyorç. Anlaşılan akşam edicez burda…
Adres konusunu iyi araştıramamışım anlaşılan. Derse geldiğim yere çok yakınmış. Haydarpaşadan trenle gelmek en mantıklı yol olurmuş. Zira tren istasyonundan sınav yeri daha yakınmış. Otobüsle gelenler biraz yürümek zorunda kalacaklar..
Her zaman ki gibi uyku tutmadı ve yine ayaktayım. Askerlik günlerinin yaklaştığı şu günlerde gayet relaks bir şekilde bitirmem gereken tasarımlarla uğraşıyorum gecenin bu vakti. Malum askerde biraz para lazım asker harçlığı çıkartıyoruz
Arkadaşların tavsiyesi ile sınava ikinci gün gidiyorum. Arkadaşlar erken gitmem konusunda uyardılar. Saat 5 te yola çıksam bile saat 7 de tuzlada olurum ve gittiğimde önümde muhtemelen yine bir kalabalıkla karşılaşıcam. Umarım bir günde biter bu sınav stresi
Saat 4 gidicezde nereye gidicez. Bi araştıralım dedik. Benim gibi ilk kez gidecekler için adres araştırması yaptım.
Avrupa yakasından gidecekler için 500 ES ve 500 T halk otobüsleri ile eğitim okuluna gidebilirsiniz.
Gideceğimiz yere piyade eğitim komutanlığının resmi sitesindeki haritadan bir bakalım.
Bir de engin bilgiye sahip Google amca nasıl göstermiş ordan bakalım.
Piyade okul komutanlıği ile ilgili arama sonucuna googledan ulaşmak için buraya tıklatın. Bu konuda resmi bir açıklama isterseniz sizi burdan alalım.













Son Yorumlar